Prof.Dr Tansu Erakgün Göz İçi İğne Tedavisi Tedavisi

Göz İçi İğne Tedavisi tedavisi ile ilgili bilgi ve randevu alın.
İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi 0232 465 05 05

Detaylı Bigli

Bilgi ve Randevu Formu

0232 465 05 05

Göz içi iğne tedavisi son 10-15 yıldır giderek artarak uygulanan bir tedavidir.

Her ne kadar hastalara ürkütücü gelse de aslında basit bir uygulamadır.

Özellikle sarı nokta hastalığının kanamalı tipinde, şekere bağlı görme kaybında, gözdeki damar tıkanıklıkları ve kanamalarda yaygın olarak kullanılır.

İşlemden önce göz antiseptik suyla temizlenir. ağrı duyulmaması için anestezik madde damlatılır.

Kullanılan iğne son derece incedir. gözün renkli kısmının biraz dışından sklera denilen beyaz kısmından enjeksiyon yapılır. birkaç saniyelik bir işlemdir. uygulama sırasında hasta çok hafif bir batma hissedebilir.

İğneden sonra göze antibiyotik damlalar düzenli olarak damlatılır. bir kaç gün göz, mikrop kapmasın diye kapatılır.

Göziçi iğne uygulaması basit bir işlem olsa da bir cerrahi müdaheledir. ameliyathane koşullarında antisepsiye dikkat edilerek uygulanmalıdır. işlem sırasında ve sonrasında mikrop kapmamasına özen gösterilmelidir.

Göziçi İğne nedir? Neden yapılır?

Retina tedavisinde güncel tedavi yöntemleri arasında göz içine enjeksiyonlar yani iğne tedavileri yer almaktadır. Gözün yüzeyine damlatılan damlalar, sürülen melhemler malesef gözün arka tabakalarına etkili olamamakta sadece gözün yüzeysel tabakalarında etkili olmaktadır. Retina tabakaları dediğimiz gözün arkadaki yer alan tabakasına etkili bir tedavi yapabilmek için ya vücuda damardan çok yoğun ağır ilaçlar vermek gerekmekte veyahutta göz iç boşluğuna vitreus boşluğu denilen boşluğa çok küçük iğnelerle çok küçük hacimlerde ilaçlar enjekte edilmektedir. Bu enjekte edilen ilaçlarda son yılların oldukça güçlü ve gerçekten tedavi edici yönü etkili olan ilaçlardır. Ve özellikle bu enjeksiyon tedavileri; Şeker hastalığında, Sarı Nokta hastalığında ve damar tıkanıklıklarında önerilmektedir. Sarı nokta hastalıkları dediğimiz, yaşlı bireylerde gördüğümüz görme merkezindeki kanamalı lezyonlar bu enjeksiyonlar yardımıyla kurutulabilmekte ve hastalarımızın görmesi korunabilmektedir.

Şeker hastalığında da gene görme merkezinde ödem ve kanamalar ortaya çıkabilmektedir. Bu enjeksiyonlar şeker hastalığında da ortaya çıkacak damarlardaki sızıntıyı ortadan kaldırmakta kanamalarında hızlıca gerilemesinde yardımcı olmaktadır.

Damar tıkanıklığında da tıkanan bölgede gene görme merkezinde ödem ve fonksiyon kaybı gelişmekte, enjeksiyonlar bu hastalara da önerilmektedir. Bundan başka pek çok endikasyonları da bulunan intravitreal enjeksiyonlar için en çok kullanılan ilaçlar, kortiko steroidler ve anti masküler endoteliyal büyüme faktörü dediğimiz ajanlardır. Bunlar damar stabilitesini arttırmakta ve damar yapılarının iyileşmesini hızlandırmaktadır. Ancak bu ilaçların tekrar edilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Hastalarımızın ayda 1 veya hekiminizin önerisine göre 2 ayda 1 olmak kaydı ile bu enjeksiyonlarını alması gerekmektedir. Eğer bu enjeksiyonlara ara verilir ise hastalığın tekrar ortaya çıktığı, gözde bozulmanın tekrar ortaya çıktığı gözlenmektedir. Bu esnada şekerin düzeltilmesi, vücut tansiyonunun dengelenmesi ve varsa diğer tedavilerin de tedavi şemasına eklenmesi hastalıkların kontrol altına alınması kolaylaşabilmektedir. Özellikle enjeksiyonlardan sonra muhakkak hekiminizle iletişim içinde olmanız gerekmektedir. Çünkü bizim en çok çekindiğimiz ilk 3-5 gün içinde çıkma olasılığı olan enfeksiyonlardır. Enjeksiyonlar ameliyathane ortamında steril şartlarda yapılmaktadır. Ve steril örtüler altında dikkatli bir şekilde hekiminiz tarafından uygulanmaktadır. Ama buna rağmen gözün yüzeyinde yerleşmiş olan mikroorganizmalar gözün içine iğne yardımıyla taşınma riskine sahiptir. Bundan dolayı enfeksiyon riskine karşı sizlere hekiminiz tarafından  enjeksiyon sonrasında muhakkak bazı göz damlaları verilecektir. Bunları kullanmanız istenecektir. Eğer gözde bir şikayetiniz ortaya çıkarsa özellikle çapaklanma, ağrı, çok ciddi oranda ağrı, gözde bulanma gibi yakınmalar ortaya çıkarsa hekiminizle irtibata geçmeniz çok önemlidir. Bu konuda özellikle dikkatli olmalarını öneriyoruz.