Göz ameliyatları sonrası doktor tavsiyeleri, görme fonksiyonunun korunması, enfeksiyonların önlenmesi ve iyileşme sürecinin sorunsuz ilerlemesi için kritik öneme sahiptir. Her cerrahi işlem sonrasında dikkatli takip gereklidir.
Ameliyat sonrası ilk günlerde göz ovuşturulmamalı, tozlu ve rüzgarlı ortamlardan uzak durulmalıdır. Güneş gözlüğü kullanımı önerilir; bu sayede hem ışık hassasiyeti azaltılır hem de dış etkenlerden korunma sağlanır.
Reçete edilen damlalar ve ilaçlar eksiksiz ve saatine uygun şekilde kullanılmalıdır. Bu ürünler, enfeksiyon riskini azaltır ve iyileşme sürecini hızlandırır. El hijyenine dikkat edilerek damla uygulaması yapılmalıdır.
Ağır egzersiz, yüzme ve sauna gibi aktivitelerden doktorun izin verdiği zamana kadar uzak durulmalıdır. Gözde batma, kızarıklık, ağrı veya ani görme kaybı gibi durumlar oluşursa acilen göz doktoruna başvurulmalıdır.
Ameliyat Sonrası İlk Saatler ve Günler
Göz ameliyatından sonraki ilk saatlerde bulanık görme, hafif batma hissi veya sulanma yaşanabilir. Bu durumlar çoğu hasta için geçici kabul edilir. Doktorlar genellikle bu süreçte gözlerin dinlendirilmesini ve ani hareketlerden kaçınılmasını önerir. Özellikle ilk gün, gözleri zorlayacak aktivitelerden uzak durmak iyileşmeyi destekler.
Ameliyat sonrası erken dönemde verilen ilaçların düzenli kullanımı önemlidir. Göz damlaları genellikle enfeksiyon riskini azaltmak ve dokuların toparlanmasına yardımcı olmak amacıyla reçete edilir. Damlaların hangi sıklıkta ve ne kadar süreyle kullanılacağı, yapılan ameliyatın türüne göre değişiklik gösterebilir.
Göz Hijyenine Dikkat Etmek Neden Önemlidir?
Doktor tavsiyeleri arasında en sık vurgulanan konulardan biri göz hijyenidir. Ameliyat sonrası dönemde gözler dış etkenlere karşı daha hassas olabilir. Bu nedenle ellere temas öncesinde mutlaka hijyen sağlanması önerilir. Gözleri ovuşturmak, istemeden de olsa dikiş bölgelerine veya iyileşen dokulara zarar verebilir.
Yüz yıkama ve duş alma gibi günlük rutinlerde dikkatli olunması istenir. Bazı durumlarda, ilk günlerde gözlere doğrudan su temasından kaçınılması tavsiye edilir. Bu sürenin ne kadar olacağı, hastanın ameliyat türüne ve iyileşme durumuna bağlı olarak doktor tarafından belirlenir.
Görme Kalitesindeki Değişimler Normal mi?
Göz ameliyatları sonrasında görme kalitesinde dalgalanmalar yaşanması, hastaların sıkça merak ettiği konular arasındadır. İlk günlerde netlik kaybı, ışık hassasiyeti veya çift görme gibi geçici şikâyetler görülebilir. Bu belirtiler çoğu zaman iyileşme sürecinin bir parçası olarak değerlendirilir.
Ancak şikâyetlerin artması, ani görme kaybı veya şiddetli ağrı gibi durumlar mutlaka uzman değerlendirmesi gerektirir. Doktorlar, bu tür belirtilerin beklenenden farklı bir duruma işaret edebileceğini belirterek gecikmeden kontrol önerir.
Günlük Hayata Dönüş Süreci
Ameliyat sonrası hastalar, günlük yaşamlarına ne zaman dönebileceklerini sıkça sorar. Bilgisayar kullanımı, televizyon izleme veya kitap okuma gibi aktiviteler genellikle kısa süreli ve aralıklı olarak önerilir. Gözleri uzun süre yormak, iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir.
Araç kullanımı konusu ise özellikle dikkat gerektirir. Görme netliği tam olarak sağlanmadan araç kullanılması önerilmez. Doktorlar, hastanın kontrol muayenesindeki görme seviyesine göre bu konuda yönlendirme yapar.
Fiziksel Aktiviteler ve Spor
Göz ameliyatları sonrası ağır egzersizler, ani baş hareketleri ve temas riski olan sporlar genellikle bir süre ertelenir. Bu tür aktiviteler, göz içi basıncını artırabilir veya iyileşen dokulara zarar verebilir. Hafif yürüyüş gibi düşük tempolu aktiviteler ise bazı hastalar için uygun görülebilir.
Hangi spor dalına ne zaman dönülebileceği, tamamen kişisel duruma bağlıdır. Bu nedenle hastaların, kendi programlarını belirlemeden önce mutlaka doktor görüşü alması önerilir.
Göz Damlası ve İlaç Kullanımı
Doktor tavsiyeleri arasında ilaç kullanımına uyum önemli bir yer tutar. Göz damlalarının düzensiz kullanılması, beklenen iyileşmenin gecikmesine yol açabilir. Damlaların doğru şekilde uygulanması da en az düzenli kullanımı kadar önemlidir.
Bazı hastalar damla sonrası yanma veya geçici bulanıklık hissedebilir. Bu tür etkiler genellikle kısa sürelidir. Ancak farklı veya rahatsız edici belirtiler oluştuğunda, kendi kendine ilaç bırakmak yerine doktora danışılması önerilir.
Kontrol Muayenelerinin Önemi
Ameliyat sonrası kontrol randevuları, sürecin sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini değerlendirmek için planlanır. Bu muayenelerde gözün iyileşme durumu, görme seviyesi ve varsa şikâyetler ele alınır. Kontrollerin aksatılması, olası sorunların geç fark edilmesine neden olabilir.
Doktorlar, her hastanın iyileşme hızının farklı olabileceğini vurgular. Bu nedenle bir başkasının deneyimine göre hareket etmek yerine, kişiye özel takip planına uyulması önemlidir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Ameliyat sonrası dönemde hafif rahatsızlıklar beklenen durumlar arasında yer alabilir. Ancak şiddetli ağrı, ani görme kaybı, yoğun kızarıklık veya artan akıntı gibi belirtiler göz ardı edilmemelidir. Bu tür durumlar, acil değerlendirme gerektirebilir.
Hastaların, “normal mi?” sorusunu kendi kendine yanıtlamak yerine, şüphe duydukları her durumda uzman görüşü alması önerilir. Klinik kararların her zaman kişisel değerlendirmeye dayandığı unutulmamalıdır.
İyileşme Sürecine Sabırla Yaklaşmak
Göz ameliyatları sonrası iyileşme, çoğu zaman zamana ihtiyaç duyan bir süreçtir. Hastaların, kısa sürede eski görme kalitesine ulaşma beklentisi doğal olsa da her vücut farklı tepki verebilir. Doktor tavsiyelerine uyum ve düzenli takip, bu sürecin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar.
Sonuç olarak, göz ameliyatları sonrası verilen doktor tavsiyeleri genel bir yol gösterici niteliği taşır. En doğru yaklaşım, bireysel ihtiyaçların uzman değerlendirmesiyle ele alınmasıdır. Her hasta için en uygun kararın, klinik muayene ve kişisel durum dikkate alınarak verileceği unutulmamalıdır.

Prof. Dr. Tansu Erakgün, retina hastalıkları ve vitreoretinal cerrahi alanında 30 yıla yakın deneyime sahip bir göz hastalıkları profesörüdür. İzmir’deki Özel Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nde retina dekolmanı, diyabetik retinopati, makula hastalıkları ve katarakt cerrahisi gibi ileri düzey tedaviler uygulamaktadır.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Prof. Dr. Erakgün, aynı kurumda göz hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra akademik kariyerinde hızla yükselerek 2004’te doçent, 2010’da profesör unvanını almıştır. Antwerp, Frankfurt ve Duisburg’daki ileri retina cerrahisi merkezlerinde eğitimler alarak uluslararası düzeyde deneyim kazanmıştır.
Prof. Dr. Erakgün, dünya literatürüne giren “Erakgun Spatula Knife” ve “Erakgun Snare” adlı cerrahi aletlerin tasarımcısıdır. Bu yenilikçi cihazlar, vitreoretinal cerrahinin global gelişiminde önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bugüne kadar 15.000’in üzerinde cerrahi operasyon gerçekleştiren Prof. Dr. Erakgün, bilimsel çalışmaları ve klinik başarılarıyla Türkiye’de ve dünyada oftalmoloji alanında saygın bir otorite olarak kabul edilmektedir.
Aktif üyesi olduğu kuruluşlar arasında Türk Oftalmoloji Derneği, European Vitreoretinal Society (EVRS) ve American Academy of Ophthalmology (AAO) bulunmaktadır.
