
Vitreoretinal cerrahi, gözün arka segmentinde yer alan retina ve vitreus yapılarındaki hastalıkların tedavisinde uygulanan ileri düzey mikrocerrahi yöntemidir. Retina dekolmanı, vitreus kanamaları, makula deliği ve epiretinal membran gibi durumlar için etkili bir tedavi seçeneğidir.
Retina dekolmanı tedavisinde vitreoretinal cerrahi, ayrılan retina tabakasının yerine yerleştirilmesini ve göz içi sıvısının kontrolünü sağlar. Bu işlem sırasında gaz, silikon yağı veya lazer gibi yardımcı teknikler kullanılabilir. Erken müdahale, kalıcı görme kaybını önler.
Makula hastalıklarında vitrektomi, merkezi görmeyi etkileyen zarların temizlenmesini veya doku bütünlüğünün yeniden sağlanmasını hedefler. Özellikle epiretinal membran ve makula deliği cerrahilerinde, retina yüzeyine hassas müdahalelerle görme fonksiyonu iyileştirilebilir.
Diyabetik retinopatiye bağlı vitreus kanamaları, proliferatif membran oluşumu ve traksiyonel retina dekolmanı gibi komplikasyonlarda vitreoretinal cerrahi uygulanır. Bu sayede kanamalar temizlenir, retina stabilize edilir ve görme kapasitesi korunur. Ameliyat sonrası takip süreci önemlidir.
| Endikasyonlar | Retina dekolmanı, diyabetik retinopati, makula deliği, epiretinal membran, vitreus hemorajisi, göz içi yabancı cisim, makula ödemi |
| Kullanılan Cerrahi Teknikler | Pars plana vitrektomi (PPV), skleral çökertme (skleral buckling), pnömatik retinopeksi |
| Ameliyat Öncesi Hazırlık | Göz ve retina muayenesi, optik koherens tomografi (OCT), ultrasonografi, hastanın bilgilendirilmesi, sistemik hastalıkların değerlendirilmesi |
| Anestezi Yöntemleri | Lokal (peribulber/topikal) veya genel anestezi |
| Cerrahi Sırasında Yapılanlar | Vitreusun çıkarılması, retina üzerindeki membranların temizlenmesi, retina yırtıklarının lazer ile güçlendirilmesi, gaz veya silikon yağ tamponu uygulaması |
| Ameliyat Sonrası Takip | Yüzüstü veya belirli pozisyonda yatış (gaz tamponu varsa), göz damlalarının kullanımı, düzenli kontroller |
| Olası Komplikasyonlar | Retina dekolmanı nüksü, enfeksiyon (endoftalmi), katarakt gelişimi, göz içi basınç değişiklikleri, makula ödemi, kanama |
| İyileşme Süreci | Görme birkaç hafta ile birkaç ay arasında iyileşir, tam iyileşme cerrahi endikasyonuna ve hastalığın şiddetine bağlıdır |
| Görsel Sonuçlar | Başarı oranı hastalığın tipi ve evresine göre değişir; erken müdahalede daha iyi sonuçlar alınır |

Prof. Dr. Tansu Erakgün
Retina Hastalıkları ve Vitreoretinal Cerrahi Uzmanı
20 Mart 1968’de İzmir’de doğan Prof. Dr. Tansu Erakgün, orta öğrenimini Saint Joseph Koleji’nde ve Lise öğrenimini Karşıyaka Gazi Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1986 yılında girdiği Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1992 yılında mezun oldu. Aynı yıl Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’nda asistanlık eğitimine başladı. 1997 yılında uzman...
Hakkımda Videolar YayınlarVitrektomi Nedir?
Vitrektomi, gözün iç kısmında bulunan jel kıvamındaki vitreus sıvısının cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Retina hastalıklarının tedavisinde yaygın olarak kullanılır. Bu prosedürle vitreus uzaklaştırılır, retina problemleri (kanama, yırtık, membran vb.) tedavi edilir ve göz içine sıvı, gaz veya silikon yağı enjekte edilebilir. Vitrektomi genellikle lokal anestezi altında yapılır ve görmeyi korumak veya iyileştirmek amacı taşır.
Vitrektomi Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?
Vitrektomi göz sağlığını ciddi şekilde tehdit eden ve medikal tedavilerle kontrol altına alınamayan durumlarda uygulanan bir cerrahi prosedürdür. Bu ameliyat özellikle retina ve vitreus yapılarında hasara yol açan veya görme kaybına neden olabilen çeşitli hastalıklar için uygundur.
- Retina Dekolmanı: Retina tabakasının yerinden ayrılması görme kaybına yol açabilecek ciddi bir durumdur. Vitrektomi retinayı yeniden yerleştirmek ve lazer fotokoagülasyon gibi ek tedavileri uygulamak için gereklidir.
- Makula Deliği ve Epiretinal Membran: Makulada oluşan delikler veya yüzeydeki fibröz tabakalar merkezi görmeyi etkileyebilir. Vitrektomi bu durumların tedavisi için tercih edilen yöntemdir.
- Diyabetik Retinopati ve Vitreus Hemorajisi: Diyabetin ileri evrelerinde oluşan kanamalar ve retina üzerindeki çekiş problemleri vitrektomi ile etkili bir şekilde tedavi edilebilir.
- Vitreomaküler Çekiş Sendromu: Vitreusun makuladan tam ayrılmaması nedeniyle oluşan çekiş ve görme bozuklukları vitrektomi ile düzeltilebilir.
- Endoftalmit ve İntraoküler Yabancı Cisimler: Şiddetli göz enfeksiyonları veya gözde yabancı cisim bulunması durumunda enfekte dokuların veya yabancı maddelerin çıkarılması için vitrektomi uygulanır.
Vitrektomi Ameliyatı Kimler İçin Uygun Değildir?
Vitrektomi göz cerrahisinde genellikle güvenli ve etkili bir yöntemdir ancak her hasta bu ameliyat için uygun değildir. Cerrahi öncesinde hastanın genel sağlık durumu gözün mevcut patolojisi ve potansiyel komplikasyon riskleri dikkatlice değerlendirilmelidir.
Mutlak kontraendikasyonlar arasında intraoküler tümörler ve aktif enfeksiyonlar yer alır. İntraoküler tümörler vitrektomi sırasında yayılma ve metastaz riskini artırabilir. Bu nedenle bu tür durumlarda cerrahi işlemden önce tümörün kontrol altına alınması esastır. Şiddetli göz enfeksiyonları cerrahiyi daha da karmaşık hale getirerek hastanın sağlığını riske atabilir. Bu durumlarda enfeksiyon tedavi edilmeden ameliyat yapılmamalıdır.
Göreli kontraendikasyonlar ise ameliyatın risklerini ve potansiyel yararlarını değerlendirme gerektirir. Görme potansiyeli düşük olan hastalarda cerrahiden sağlanacak fayda sınırlı olabilir. Kontrolsüz sistemik hastalıklar cerrahi ve anestezi risklerini artırabilir. Ayrıca kanama bozuklukları veya antikoagülan tedavi gören hastalarda cerrahi sırasında komplikasyon riski yüksektir. Bu tür durumlar uygun önlemler alınarak yönetilmelidir.
Özel durumlar da dikkate alınmalıdır. İleri yaştaki veya tek gözlü hastalar için ameliyat riskleri daha yüksek olabilir. Ayrıca postoperatif bakım sürecine uyum sağlamakta zorlanacak hastalarda başarılı sonuçlar sınırlı olabilir. Her hasta için bireyselleştirilmiş bir değerlendirme cerrahi müdahalenin uygunluğunu belirlemek açısından kritiktir.
Vitrektomi Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Vitrektomi genellikle lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilen hassas bir mikrocerrahi prosedürdür. İlk adım hastanın durumuna göre en uygun anestezi yönteminin seçilmesi ve cerrahi alanın sterilize edilmesidir. Göz çevresi steril örtülerle kapatılır ve hasta cerrahi pozisyona alınır.
Sklerotomi ve Aletlerin Yerleştirilmesi:
- Ameliyat gözün beyaz kısmı olan sklerada küçük kesiler açılarak başlar. Bu kesiler “pars plana” adı verilen bölgeye korneanın kenarından yaklaşık 3-4 mm geriye yerleştirilir ve genellikle üç adet açılır. Bu kesilerden biri infüzyon kanülü diğer ikisi ise ışık kaynağı ve vitreus kesici gibi mikrocerrahi aletler için kullanılır. Günümüzde kullanılan 23 25 veya 27-gauge çapındaki mikroincizyon aletleri dikiş gerektirmeyen minimal invaziv bir yaklaşım sağlar.
Vitreus Jelin Çıkarılması:
- Cerrah vitreus kesici adı verilen hızlı çalışan bir cihaz yardımıyla vitreus humoru dikkatlice çıkarır. Bu cihaz vitreusu kesip emerek cerrahın retinaya ve diğer göz içi yapılara erişimini sağlar. Bu süreç sırasında göz içi basıncı sabit tutmak için infüzyon sıvısı kullanılır.
Retinal Patolojilerin Tedavisi:
- Altta yatan hastalığın tipine bağlı olarak çeşitli ek prosedürler uygulanabilir.
- Membranektomi: Retina yüzeyindeki epiretinal membranlar veya skar dokusu mikro forseps veya özel aletlerle temizlenir.
- Lazer Fotokoagülasyonu: Retina yırtıklarının kapatılması veya anormal kan damarlarının ablasyonu için lazer tedavisi uygulanır.
- Sıvı-Gaz Değişimi: Retina dekolmanını stabilize etmek amacıyla vitreus boşluğuna steril gaz baloncukları enjekte edilir.
- Silikon Yağı Enjeksiyonu: Daha karmaşık vakalarda retina stabilizasyonu için uzun süreli tamponaj ajanı olarak silikon yağı kullanılabilir.
Prosedürün Tamamlanması:
- Sklerotomiler genellikle kendiliğinden kapanır. Ancak gerekirse dikişlerle kapatılır. Vitrektomi modern teknolojiler sayesinde güvenli ve etkin bir şekilde gerçekleştirilir bu da hasta memnuniyetini artırır.
Vitrektomi Ameliyatının Yan Etkileri Nelerdir?
Vitrektomi ameliyatı retina hastalıklarının tedavisinde sıkça kullanılan etkili bir cerrahi yöntemdir. Ancak her cerrahi girişimde olduğu gibi vitrektominin de belirli riskler ve yan etkileri mevcuttur. Bunların farkında olmak ameliyat öncesinde bilinçli bir karar vermenizi sağlar.
- Katarakt Oluşumu:
Ameliyat sonrası en yaygın komplikasyonlardan biri katarakt oluşumudur. Bu durum özellikle 50 yaş üzerindeki hastalarda sıklıkla görülür ve genellikle katarakt cerrahisi ile çözülür.
- Göz İçi Basınç Değişiklikleri:
Ameliyat sonrası göz içi basınç (GİB) dalgalanmaları yaşanabilir. Yüksek GİB kontrol altına alınmazsa glaukoma neden olabilir. Düşük GİB ise hipotoniye yol açarak görme kaybına sebep olabilir.
- Enfeksiyon Riski (Endoftalmit):
Nadir olmakla birlikte göz içi enfeksiyonu gelişebilir. Bu durum acil tedavi gerektirir ve erken müdahale ile ciddi komplikasyonların önüne geçilebilir.
- Retina Yırtıkları ve Dekolman:
Retina yırtıkları ya da ayrılması ameliyat sırasında veya sonrasında gelişebilir. Bu risk retina rahatsızlıkları olan bireylerde daha yüksektir.
- Kanama:
Cerrahi sırasında veya sonrasında kanama meydana gelebilir. Hızlı müdahale gerektiren bu durum tedavi edilmezse görme kaybına yol açabilir.
- Makula Ödemi ve Lens Hasarı:
Makula ödemi bulanık görmeye neden olabilir ve ilaçlarla tedavi edilebilir. Ayrıca ameliyat sırasında lens zarı hasarı katarakt gelişimine neden olabilir.
Vitrektomi Ameliyatı Başarı Oranı Nedir?
Vitrektomi ameliyatının başarı oranı, uygulanma nedenine göre değişmekle birlikte genellikle oldukça yüksektir. Retina dekolmanı, makula deliği veya epiretinal membran gibi durumlara bağlı olarak oranlar farklılık gösterir. Genel olarak başarı oranı %85 ile %100 arasında değişir.
Vitrektomi ameliyatı göz hastalıklarının tedavisinde sık kullanılan başarılı ve güvenilir bir cerrahi yöntemdir. Ancak başarı oranları tedavi edilen hastalığın türüne hastanın bireysel özelliklerine ve cerrahi tekniklere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
- Rhegmatojen Retinal Dekolmanı (RRD):
RRD vitrektomi ameliyatının en sık yapıldığı durumlardan biridir. Araştırmalara göre vitrektomi sonrası tek cerrahiyle retinanın yeniden yapışma oranı 6 ayda %82,2 1 yılda ise %77,2 olarak bildirilmiştir. Skleral bukling ile kombine edildiğinde bu oranlar daha da yükselerek 6 ayda %87,9’a 1 yılda ise %85,7’ye ulaşmıştır. Özellikle genç hastalarda kombine cerrahi yaklaşımlar daha yüksek başarı oranları ile ilişkilendirilmiştir.
- Proliferatif Diyabetik Retinopati (PDR):
Diyabetik retinopati komplikasyonları için yapılan vitrektomi ameliyatlarında retinanın yapısal ve fonksiyonel iyileşme oranları yüksektir. Genç hastalarda komplikasyon oranlarının daha yüksek olduğu gözlenmekle birlikte hem genç hem de yaşlı hastalarda görme keskinliği genellikle ameliyat sonrası belirgin şekilde iyileşmektedir. Başarı oranlarını artırmak için cerrahi öncesi uygun hasta seçimi ve detaylı değerlendirme büyük önem taşır.
- Maküler Delik:
Maküler deliklerin tedavisinde vitrektomi ameliyatı son derece başarılıdır. Cerrahi sonrası anatomik kapanış oranı %99 gibi yüksek bir başarı göstermektedir. Görme keskinliğinde iyileşme oranı da oldukça yüksektir. İç sınırlayıcı membranın (ILM) soyulması daha düşük komplikasyon oranlarıyla ameliyatın etkinliğini artıran bir faktördür.
- Vitreus Floaterları:
Semptomatik vitreus floaterlarının tedavisinde vitrektomi %90’ı aşan başarı oranları ile etkili bir yöntemdir. Görme kalitesinde önemli iyileşmeler sağlanmakta ve iyileşme süresi genellikle hızlı olmaktadır.
Vitrektomi Ameliyatı Sonrası Görme Ne Zaman Düzelir?
Vitrektomi sonrası görme düzelmesi, yapılan cerrahinin türüne ve altta yatan hastalığın ciddiyetine göre değişir. Genellikle görme birkaç gün içinde netleşmeye başlasa da tam düzelme süreci birkaç hafta ila birkaç ay sürebilir. Özellikle göz içine gaz veya silikon yerleştirilmişse, bu maddeler çözündükten sonra görme daha belirgin şekilde iyileşir. Sabırlı olmak ve doktor kontrollerine düzenli gitmek önemlidir.
Vitrektomi Ameliyatına Nasıl Hazırlanılır?
Vitrektomi ameliyatına hazırlık cerrahinin güvenliğini ve başarısını sağlamak için oldukça önemlidir. Bu süreç hastanın detaylı bir şekilde değerlendirilmesini ameliyat öncesi talimatların dikkatle takip edilmesini ve hastanın uygun şekilde bilgilendirilmesini içerir.
- Preoperatif Değerlendirme:
Ameliyat öncesinde hastanın genel sağlık durumu titizlikle değerlendirilir. Tıbbi geçmiş hipertansiyon veya diyabet gibi sistemik hastalıkların varlığı açısından incelenir. Fiziksel muayenede kardiyovasküler ve solunum sistemleri detaylı bir şekilde değerlendirilerek cerrahiye uygunluk doğrulanır. Oftalmik muayene sırasında retina ve vitreus durumunu anlamak için Optik Koherens Tomografi (OCT) gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır. Bu inceleme cerrahi stratejinin belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Ayrıca tam kan sayımı ve pıhtılaşma profili gibi laboratuvar testleri yapılır ve anestezi uzmanı ameliyat sırasında olası riskleri önlemek için detaylı bir değerlendirme gerçekleştirir.
- Hasta Eğitimi ve Onam Süreci:
Hastanın ameliyat süreci hakkında tam bilgi sahibi olması önemlidir. Cerrah prosedürün potansiyel faydalarını ve enfeksiyon retina dekolmanı gibi risklerini hasta ile paylaşır. Bu açıklama hastanın bilinçli bir karar almasını sağlar. Ameliyat öncesinde hastadan bilgilendirilmiş onam formu imzalaması istenir; bu etik ve yasal açıdan bir gerekliliktir.
- Preoperatif Talimatlar:
Ameliyattan önce hastalara ilaç kullanımı beslenme ve hazırlıklarla ilgili net talimatlar verilir. Özellikle kan inceltici ilaçlar cerrahi riskleri azaltmak için geçici olarak durdurulabilir. Ameliyat öncesi açlık talimatları aspirasyon riskini önlemek için kesinlikle uygulanmalıdır. Ayrıca ameliyat sonrası hastanın ulaşım düzenlemelerini önceden planlaması gerekir. Cerrah enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla preoperatif göz damlaları reçete edebilir ve bunların doğru kullanımını açıklar.
- Ameliyat Günü Hazırlıkları:
Ameliyat günü cerrahi ekip hastanın kimliğini ve işlemi doğruladıktan sonra preoperatif hazırlıklar tamamlanır. Lokal veya genel anestezi uygulanarak hasta cerrahi prosedüre güvenle hazırlanır. Bu süreç boyunca hayati bulgular sürekli izlenerek güvenlik sağlanır.
Vitrektomi Ameliyatı Sonrası Bakım Nasıl Olmalı?
Vitrektomi ameliyatı sonrasında iyileşme süreci hastanın görme yetisinin korunması ve cerrahi müdahalenin uzun vadeli başarısı için kritik öneme sahiptir. Bu süreçte uygun bakım ve doktor talimatlarına sıkı uyum olası komplikasyonların önlenmesi açısından hayati bir rol oynar.
Ameliyat sonrası ilk adım reçetelenen ilaçların düzenli kullanımını sağlamaktır. Genellikle antibiyotik ve anti-inflamatuar göz damlaları reçete edilir. Bu ilaçlar enfeksiyon riskini azaltırken gözdeki inflamasyonu kontrol altına alır. Hastaların ilaç programına dikkatle uymaları komplikasyonların önlenmesi için gereklidir.
Hastaların fiziksel aktivitelerini sınırlamaları da önemlidir. Ağır kaldırmak yoğun egzersiz yapmak veya baş aşağıya eğilmek gibi aktivitelerden kaçınılmalıdır. Bu tür hareketler göz içi basıncını artırarak cerrahi müdahalenin başarısını tehlikeye atabilir. Gaz balonu kullanılan hastalarda cerrah tarafından önerilen baş pozisyonuna dikkat edilmesi kritik bir gerekliliktir. Örneğin belirli bir süre boyunca baş aşağı pozisyonda kalmak gaz balonunun doğru bölgeye baskı yaparak iyileşmeyi desteklemesini sağlar.
Ayrıca hastalar ameliyat sonrası süreçte komplikasyon belirtilerine karşı duyarlı olmalıdır. Ani görme kaybı şiddetli ağrı veya gözde aşırı kızarıklık gibi durumlar acil müdahale gerektirebilir. Düzenli takip randevularına katılmak cerrahın iyileşme sürecini değerlendirmesi ve potansiyel sorunları erken tespit etmesi için gereklidir.
Vitrektomi Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Vitrektomi sonrası iyileşme süreci, yapılan işlemin türüne ve hastanın göz durumuna göre değişiklik gösterebilir. Genel olarak birkaç hafta içinde toparlanma sağlanır. Dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:
- İlk günlerde bulanık görme ve hafif ağrı olabilir.
- Doktorun önerdiği damlalar düzenli kullanılmalıdır.
- Gaz veya silikon tamponu kullanıldıysa yüzüstü pozisyonda yatmak gerekebilir.
- Göz kaşımaktan, ağır kaldırmaktan ve su temasından kaçınılmalıdır.
- Tam görme iyileşmesi genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasında gerçekleşir.
Vitrektomi Ameliyatı Yaptıranların Yorumları
Prof.Dr. Tansu Erakgün hasta yorumları için Google Maps‘e göz atabilirsiniz.
Türkiye’de Vitrektomi Ameliyatı Yapan Doktorlar
Türkiye'de Vitrektomi Ameliyatı, alanında deneyimli göz doktorları tarafından uygun alt yapıya sahip hastanelerde yapılır.
Vitrektomi Ameliyatı Fiyatları Ne Kadar ?
Vitrektomi Ameliyatı fiyatları ameliyatın yapılacağı hastane, hastanın durumu ve diğer faktörlere göre değişkenlik göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Vitreoretinal cerrahi hangi göz hastalıklarında tercih edilir?
Retina dekolmanı, diyabetik retinopati, makula deliği, epiretinal membran, göz içi kanama ve göz içi yabancı cisim gibi durumlarda vitreoretinal cerrahi uygulanır. Bu cerrahi retina ve vitreus hastalıklarına özel olarak geliştirilmiştir.
Vitreoretinal cerrahinin temel amacı nedir?
Bu cerrahi yöntem, retina üzerindeki çekintileri azaltmak, kanamaları temizlemek, zar yapışıklıklarını gidermek ve retinayı yeniden yerine oturtmak için uygulanır. Amaç, görme fonksiyonunun korunması ya da geri kazandırılmasıdır.
Vitreoretinal cerrahi nasıl bir teknikle uygulanır?
Ameliyat genellikle lokal ya da genel anestezi altında yapılır. Göz içine küçük kesilerle girilir, vitreus jeli çıkarılır ve retina sorununa özel müdahale yapılır. İşlem süresi genellikle 1–2 saat arasındadır.
Vitreoretinal cerrahiden sonra gaz veya silikon uygulanmasının amacı nedir?
Ameliyat sonrası retina yerinde kalabilsin diye göz içine geçici olarak gaz veya silikon yağı verilir. Gaz zamanla emilirken, silikonun belirli bir süre sonra çıkarılması gerekebilir.
Vitreoretinal cerrahi sonrası görme ne kadar sürede iyileşir?
İyileşme süresi hastalığın türüne ve cerrahi müdahalenin kapsamına göre değişir. Görme haftalar içinde kademeli olarak düzelebilir; bazı hastalarda tam netlik ayları bulabilir.
Vitreoretinal cerrahi sonrası baş pozisyonu neden önemlidir?
Özellikle gaz tamponu kullanılan vakalarda başın belli bir pozisyonda tutulması, gazın retinaya düzgün baskı yapmasını sağlar. Bu, cerrahinin başarısı için hayati öneme sahiptir.
Vitreoretinal cerrahinin riskleri nelerdir?
Her cerrahi gibi bu işlemde de enfeksiyon, kanama, göz tansiyonu değişiklikleri ve nadiren retina redetachment gibi komplikasyonlar olabilir. Deneyimli cerrahlarla bu riskler en aza indirilebilir.
Vitreoretinal cerrahi sonrası uçak yolculuğu neden yasaktır?
Gaz tamponu uygulanan hastalarda uçuş sırasında kabin basıncındaki değişiklikler, göz içi basıncı tehlikeli seviyelere çıkarabilir. Gaz tamamen emilene kadar uçmaktan kaçınılmalıdır.
Vitreoretinal cerrahi sonrası ikinci ameliyat gerekebilir mi?
Bazı karmaşık veya tekrar eden retina sorunlarında ikinci bir cerrahi gerekebilir. Retina dokusunun durumu, yara iyileşmesi ve kullanılan materyaller bu ihtimali etkiler.
Vitreoretinal cerrahi sonrası görme tamamen geri gelir mi?
Tam görme kazanımı her zaman mümkün değildir. Ancak birçok hastada anlamlı derecede iyileşme sağlanabilir. Başarı, retina hasarının süresi ve ciddiyetine bağlı olarak değişir.
Vitrektomi Ameliyatı Ne Kadar Sürer?
Vitrektomi ameliyatı, genellikle 30 dakika ile 2 saat arasında sürer. Süre, hastalığın türüne ve cerrahi işlemin karmaşıklığına göre değişebilir. Ameliyat sonrası iyileşme süreci birkaç hafta sürebilir.
Vitrektomi İçin Hangi Bölüm Veya Doktora Gidilir?
Vitrektomi ameliyatı için Göz Hastalıkları (Oftalmoloji) bölümüne başvurulmalıdır. Bu cerrahi işlem, özellikle vitreoretinal cerrahi alanında uzmanlaşmış göz doktorları tarafından gerçekleştirilir.

Prof. Dr. Tansu Erakgün, retina hastalıkları ve vitreoretinal cerrahi alanında 30 yıla yakın deneyime sahip bir göz hastalıkları profesörüdür. İzmir’deki Özel Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nde retina dekolmanı, diyabetik retinopati, makula hastalıkları ve katarakt cerrahisi gibi ileri düzey tedaviler uygulamaktadır.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Prof. Dr. Erakgün, aynı kurumda göz hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra akademik kariyerinde hızla yükselerek 2004’te doçent, 2010’da profesör unvanını almıştır. Antwerp, Frankfurt ve Duisburg’daki ileri retina cerrahisi merkezlerinde eğitimler alarak uluslararası düzeyde deneyim kazanmıştır.
Prof. Dr. Erakgün, dünya literatürüne giren “Erakgun Spatula Knife” ve “Erakgun Snare” adlı cerrahi aletlerin tasarımcısıdır. Bu yenilikçi cihazlar, vitreoretinal cerrahinin global gelişiminde önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bugüne kadar 15.000’in üzerinde cerrahi operasyon gerçekleştiren Prof. Dr. Erakgün, bilimsel çalışmaları ve klinik başarılarıyla Türkiye’de ve dünyada oftalmoloji alanında saygın bir otorite olarak kabul edilmektedir.
Aktif üyesi olduğu kuruluşlar arasında Türk Oftalmoloji Derneği, European Vitreoretinal Society (EVRS) ve American Academy of Ophthalmology (AAO) bulunmaktadır.
