Makula deliği, gözün merkezinde bulunan ve keskin görmeden sorumlu makula tabakasında oluşan küçük yırtık ya da açıklık olarak tanımlanır. Makula deliği belirtileri arasında merkezi görme kaybı, düz çizgilerin eğri görülmesi ve bulanık görme yer alır. Bu rahatsızlık genellikle yaşa bağlı olarak gelişir ancak travma, yüksek miyopi veya retina hastalıkları da makula deliği neden olur sorusuna yanıt olabilir. Makula deliği evreleri, deliğin büyüklüğüne ve görme kaybının derecesine göre sınıflandırılır.

Makula deliği tedavisi genellikle cerrahi müdahale ile gerçekleştirilir. Makula deliği ameliyatı, vitrektomi adı verilen yöntemle yapılır. Bu ameliyat sırasında göz içindeki jelin (vitreus) alınması ve makula üzerinde yer alan deliğin kapanması sağlanır. Makula deliği ameliyatı sonrası iyileşme süreci dikkat ve sabır gerektirir; hasta genellikle yüzüstü yatış pozisyonunda belirli bir süre kalmak zorundadır. Makula deliği ameliyatı yapan doktorlar, retina cerrahisinde uzmanlaşmış göz hekimleridir. Ameliyat sonrası görme düzeyinde önemli iyileşmeler sağlanabilir.

Makula deliği ameliyatı olanlar yorumları genellikle olumlu olup, çoğu hasta görme kalitesinde artış yaşadığını belirtir. Makula deliği ameliyatı olanlar, ameliyat öncesi ve sonrası dönemde doktorun talimatlarına tam uyum göstermelidir. Makula deliği ameliyatı fiyatı, uygulanan tekniğe ve doktorun uzmanlığına göre değişkenlik gösterebilir. Göz sağlığı açısından erken teşhis ve doğru müdahale oldukça önemlidir.

tansu erakgün izmir göz doktoru

Prof. Dr. Tansu Erakgün
Retina Hastalıkları ve Vitreoretinal Cerrahi Uzmanı

20 Mart 1968’de İzmir’de doğan Prof. Dr. Tansu Erakgün, orta öğrenimini Saint Joseph Koleji’nde ve Lise öğrenimini Karşıyaka Gazi Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1986 yılında girdiği Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1992 yılında mezun oldu. Aynı yıl Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Hastalıkları  Anabilim Dalı’nda asistanlık eğitimine başladı. 1997 yılında uzman...

Hakkımda Videolar Yayınlar
TanımRetinanın merkezi olan makulada yuvarlak veya oval bir açıklık oluşması
Risk FaktörleriYaşlanma, kadın cinsiyet, yüksek miyopi, göz travması, önceki retina cerrahisi, vitreomaküler traksiyon
Sık Görülen SemptomlarMerkezde bulanık veya bozulmuş görme, düz çizgilerin eğri görülmesi (metamorfopsi), merkezi görme kaybı, okuma zorluğu
Tanı YöntemleriGöz dibi muayenesi, optik koherens tomografi (OCT), fundus fotoğrafı
EvrelerEvre 1 (impending hole), Evre 2 (küçük tam kat delik), Evre 3 (tam kat delik), Evre 4 (tam kat delik + tam ayrılmış vitreus)
Tedavi SeçenekleriCiddi semptomlu veya ileri evrelerde pars plana vitrektomi ve gaz tamponu ile makula deliği kapatılması
Ameliyat Sonrası İzlemYüzüstü pozisyonda yatış (gaz tamponu varsa), düzenli göz kontrolleri, göz damlaları kullanımı
Olası KomplikasyonlarRetina dekolmanı, enfeksiyon, katarakt, gazın gözde uzun süre kalması, görsel iyileşmenin sınırlı olması
Görsel SonuçlarAmeliyat sonrası birçok hastada görmede artış, tam iyileşme mümkün olmayabilir, sonuç evreye ve hastanın yaşına bağlıdır

Makula Deliği Nedir?

Makula deliği, retinanın merkezi kısmı olan makulada oluşan küçük bir yırtık ya da açıklıktır. Makula, keskin ve merkezi görmeden sorumludur. Bu bölgedeki bir delik, özellikle yakın mesafe ve detaylı görmede ciddi bozulmalara yol açar. Genellikle yaşa bağlı vitreus çekilmesi sonucu oluşur, ancak travma, yüksek miyopi veya retina hastalıkları da etkili olabilir. Tedavisi genellikle cerrahidir.

7/24 WhatsApp İçin Tıklayın!
7/24 WhatsApp İçin Tıklayın!

    *En iyi şekilde geri dönüş yapabilmemiz için tüm alanları doldurmanızı öneririz.

    Makula Deliğinin Nedenleri Nelerdir?

    Makula deliği merkezi görme kaybına yol açan ciddi bir retina sorunudur ve farklı nedenlerle gelişebilir. Temel olarak idiopatik (spontan) ve sekonder (başka faktörlere bağlı) olmak üzere iki ana kategoride incelenir.

    İdiopatik Makula Delikleri:

    Sekonder Makula Delikleri:

    Sekonder makula deliklerinin oluşumu çeşitli hastalıklar ve dışsal faktörlere bağlıdır:

    • Travma: Göz darbeleri veya yaralanmaları retinada hasara yol açarak makula deliği oluşumunu tetikleyebilir.
    • Yüksek Miyopi: Göz küresinin uzamasına bağlı retinada incelme ve dejenerasyon makula deliği riskini artırır.
    • Vitreomaküler Çekiş (VMT): Vitreus ile makula arasındaki yapışıklık çekme kuvvetleriyle deliğe neden olabilir.
    • Epiretinal Membranlar (ERM): Retinada anormal doku oluşumu makula bölgesini etkileyebilir.
    • İnflamatuar Durumlar: Üveit gibi iltihaplanmalar retinada ödem ve doku bozulmasına yol açabilir.
    • Cerrahi Komplikasyonlar: Özellikle katarakt ameliyatları sonrası vitreoretinal ilişkiler değişerek makula deliği riskini artırabilir.

    Makula Deliği Belirtileri Nelerdir?

    Makula deliği, retina merkezinde meydana gelen yapısal bir bozulmadır ve görme kalitesini doğrudan etkiler. Erken evrelerde hafif şikayetlerle başlayabilir, ilerledikçe görme ciddi şekilde bozulabilir. Belirtiler şunlardır:

    • Merkezde bulanık veya dalgalı görme
    • Düz çizgilerin eğri ya da kırık görünmesi
    • Okuma güçlüğü
    • Renklerde solukluk hissi
    • Görme alanının ortasında karanlık ya da gri bir nokta
    • Tek gözle bakıldığında daha belirgin hale gelen görme kaybı

    Bu belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

    Makula Deliği Ne Kadar Yaygındır?

    Makula deliği (MD) yaşlı nüfusu etkileyen yaygınlığı coğrafi bölgeler genetik faktörler ve çevresel etkilerle değişebilen bir retinal bozukluktur. Prevalans farklı popülasyonlarda önemli ölçüde değişiklik göstermektedir. Baltimore Göz Araştırması’nda 1.000 kişide 3.3 oranında bir prevalans bildirilirken Avustralya’daki Blue Mountains Göz Çalışması’nda bu oran %0.02’ye (1.000 kişide 0.2) kadar düşmüştür. Çin’deki Pekin Göz Çalışması’nda prevalans %0.09 (1.000 kişide 0.9) olarak bulunmuş Danimarka Popülasyonu Çalışması’nda ise bu oran %0.14 olarak tahmin edilmiştir. Bu veriler genetik çevresel ve metodolojik faktörlerin etkisini açıkça ortaya koymaktadır.

    Makula deliği insidansı da yaş ve diğer risk faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Genel popülasyonda tam katmanlı makula deliği (FTMD) insidansı yılda 100.000 kişide 7.9 ile 8.7 arasında değişmekte olup 40 yaş üzerindeki bireylerde %0.02 ile %0.8 arasında daha yüksek oranlara ulaşmaktadır. Kadınlar erkeklere kıyasla daha sık etkilenmekte ve kadın-erkek oranı 3:1 ile 1.8:1 arasında değişmektedir.

    MD genellikle tek gözde görülse de diğer gözde gelişme riski %7 ile %16.7 arasında değişmektedir. Coğrafi farklılıklar da önemlidir; örneğin Çin’de yaklaşık 750.000 bireyin tek taraflı 100.000 kişinin ise çift taraflı FTMD’ye sahip olduğu tahmin edilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise MD nedeniyle cerrahi müdahale gerektiren vakaların insidansı yılda 100.000 kişide 7.8 olarak bildirilmiştir. Bu veriler makula deliğinin yaşlanan popülasyonlarda önemli bir sağlık sorunu olduğunu göstermektedir.

    Makula Deliğinin Oluşum Süreci Nasıldır?

    Makula deliği retina merkezindeki fovea bölgesinde tam kalınlıkta bir doku kaybının geliştiği anatomik ve biyokimyasal süreçlerin birleşik etkileriyle oluşan bir durumdur. Bu süreç patofizyolojik değişikliklerin aşamalar halinde ilerlediği ve farklı klinik özelliklerle tanımlandığı dört temel evrede gerçekleşir.

    • Aşama 1: Foveal Ayrılma

    İlk aşamada prefoveal vitreus korteksinin makulaya uyguladığı yatay çekiş nedeniyle foveanın anatomisi bozulur. Bu durum Aşama 1A’da foveolar ayrılma ve sarı bir nokta görünümüyle başlar ardından Aşama 1B’de sarı halka şeklinde daha belirgin bir retinanın ayrışmasıyla devam eder. Bu evre genellikle görme keskinliğinde belirgin bir kayba yol açmasa da ileri aşamalara geçiş riski taşır.

    • Aşama 2: Erken Tam Kalınlıkta Makula Deliği

    Bu evrede 400 mikrometreden daha küçük çapta tam kalınlıkta bir retina defekti oluşur. Vitreusun foveaya kısmen bağlı kaldığı bu aşamada çekiş kuvvetleri deliğin genişlemesine katkıda bulunur. Görme keskinliğinde azalma ve metamorfopsi (çarpık görme) bu evrede sıkça gözlemlenir.

    • Aşama 3: Tam Gelişmiş Makula Deliği

    Makula deliği çapının 400 mikrometrenin üzerine çıktığı bu aşamada posterior hyaloid genellikle makuladan ayrılır ancak optik diskle bağlantısını sürdürür. Deliğin çevresinde subretinal sıvı birikimi gözlemlenir ve görme kaybı belirginleşir.

    • Aşama 4: Tam Kalınlıkta Makula Deliği ve Tam Posterior Vitreus Ayrılması

    Bu son evrede vitreusun optik diskten tamamen ayrılması sonucu tam posterior vitreus ayrılması (PVA) meydana gelir. Bu aşamada makula deliği stabil hale gelir ancak çevresel retina dokularında kistik değişiklikler ve ödem oluşabilir.

    Makula deliği gelişiminin temel mekanizması vitreomaküler çekiş (VMT) olarak tanımlanır. Yaşlanma ile vitreus sıvılaşırken retina üzerindeki tam olmayan ayrılmalar makulaya olan sürekli bağlılık nedeniyle çekiş kuvvetleri oluşturur. Ayrıca epiretinal zarların (ERZ) yatay çekişe katkı sağladığı ve retinal deformasyonu artırdığı bilinmektedir.

    Detaylı bilgi ve randevu için iletişime geçin!

    Makula Deliğinin Belirtileri Nelerdir?

    Makula deliği retina’nın merkezi kısmında meydana gelen bir durumdur ve görme fonksiyonlarında kademeli olarak belirgin değişikliklere yol açar. Belirtiler genellikle delik gelişiminin aşamasına bağlı olarak değişiklik gösterir ve erken teşhis kalıcı görme kaybını önlemede kritik öneme sahiptir.

    Erken Dönem Belirtileri:

    • Makula deliğinin ilk aşamasında belirtiler genellikle hafif ve belirsizdir. Bu nedenle bireyler durumu fark etmekte güçlük çekebilir. Bu dönemde gözlemlenebilecek en yaygın semptomlar şunlardır:
    • Bulanık Görüş: Merkezi görüşte netlik kaybı okuma veya yüzleri tanıma gibi görevleri zorlaştırabilir.
    • Görsel Bozulma (Metamorfozpiya): Düz çizgiler dalgalı veya bükülmüş görünebilir; nesneler şekilsiz hale gelebilir.
    • Detaylı Görevlerde Zorluk: Küçük yazıları okuma dikiş yapma gibi ince görsel detay gerektiren aktiviteler daha zor hale gelir.

    İlerlemiş Belirtiler:

    • Makula deliği büyüdükçe belirtiler daha belirgin ve rahatsız edici hale gelir:
    • Merkezi Skotom: Görüş alanının merkezinde koyu veya kör bir bölge oluşabilir. Bu durum merkezi görüşü ciddi şekilde engellerken çevresel görüş genellikle korunur.
    • Artan Görsel Bozulma: Günlük aktivitelerdeki zorluklar artar; örneğin yazıları okuma veya yüzleri tanıma imkânsız hale gelebilir.
    • Sosyal Etkileşimlerde Güçlük: Merkezi görme kaybı nedeniyle bireyler yüzleri tanıyamayabilir bu da sosyal yaşamı olumsuz etkiler.

    İleri Dönem Belirtileri:

    • Tedavi edilmezse makula deliği daha ciddi görme kaybına neden olabilir:
    • Büyüyen Merkezi Kör Nokta: Merkezi skotom genişler görüş kaybı daha büyük bir alanı kapsar.
    • Şiddetli Görme Kaybı: Okuma araç kullanma ve günlük işler giderek daha zor hale gelir.

    Tek Gözde veya Her İki Gözde Etkilenme

    Makula delikleri genellikle tek gözde görülür; ancak bir gözde gelişmişse diğer gözde de risk artar. Bu durum yaklaşık %10 oranında iki gözde makula deliği oluşumu ile sonuçlanabilir.

    Makula Deliği Nasıl Teşhis Edilir?

    Makula deliği teşhisi ayrıntılı bir hasta öyküsü alınması ve çeşitli ileri görüntüleme yöntemleri ile klinik muayeneyi kapsayan çok yönlü bir süreci içerir. Teşhis süreci hastalığın varlığını doğrulamakla kalmaz aynı zamanda delik tipi ve evresini belirleyerek uygun tedavi stratejisinin seçilmesine rehberlik eder.

    Hasta Öyküsü ve Semptomların Değerlendirilmesi:

    • Makula deliği olan hastalar genellikle merkezi görme kaybı, görüntülerin bozulması (metamorfopsi) ve görme alanında koyu bir nokta (merkezi skotoma) gibi semptomlarla başvurur. Bu şikayetler, günlük aktiviteleri, özellikle okumayı, yüz tanımayı ve ince detayları görmeyi zorlaştırabilir. Ayrıntılı bir öykü, yaş (genellikle 60 yaş üstü), kadın cinsiyeti, yüksek miyopi, travma öyküsü veya daha önceki göz cerrahileri gibi risk faktörlerinin varlığını ortaya çıkarabilir.

    Klinik Muayene:

    • Klinik değerlendirme göz bebeği genişletildikten sonra slit lamba biyomikroskopisi ile makulanın detaylı incelenmesini içerir. Fovea bölgesinde tam katmanlı bir defekt bazen çevresinde subretinal sıvı ile görülebilir. Watzke-Allen testi tanıyı destekleyen basit ancak etkili bir yöntemdir; makula üzerine ince bir ışık demeti projekte edilir ve delik varlığında ışıkta kesilme veya distorsiyon hissi algılanır.

    Optik Koherens Tomografi (OCT):

    • OCT makula deliği tanısında ve evrelemesinde altın standarttır. Retina katmanlarının yüksek çözünürlüklü kesitlerini sağlayarak tam katmanlı delikleri lamellar delikleri ve pseudodelikleri ayırt eder. Ayrıca vitreomaküler çekişin (VMT) varlığını göstererek tedavi planlamasına katkıda bulunur. OCT delik çapını ölçerek Gass veya IVTS sınıflamalarına göre delik evresinin ve boyutunun belirlenmesini sağlar.

    Diğer Görüntüleme Yöntemleri:

    • Fluoresan anjiografi retina damarlarının bütünlüğünü değerlendirirken fundus fotoğrafçılığı ve otofloresans görüntüleme makula yapısının detaylı belgelenmesini sağlar. Elektrofizyolojik testler ise karmaşık vakalarda retinal fonksiyonu değerlendirmek için kullanılabilir.

    Makula Deliği Nasıl Tedavi Edilir?

    Makula deliğinin tedavisinde en etkili yöntem pars plana vitrektomi adı verilen cerrahi girişimdir. Bu işlem vitreus jelinin çıkarılması ve makula deliğinin kapanmasını sağlamak için uygulanır. Cerrahi genellikle lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilir. Küçük kesiler aracılığıyla vitreus boşluğuna ulaşılır ve özel mikrocerrahi aletlerle vitreus jeli temizlenir. Bu adım makula üzerindeki çekme kuvvetlerini ortadan kaldırarak deliğin kapanmasını destekler.

    Cerrahinin önemli bir aşaması iç sınırlayıcı membranın (ILM) soyulmasıdır. Bu ince şeffaf tabaka retina yüzeyinden dikkatlice kaldırılarak gerilim azaltılır ve iyileşme süreci hızlandırılır. ILM soyulması anatomik başarı oranlarını artıran bir tekniktir. Vitrektomi sonrasında vitreus boşluğu genellikle gaz tamponadı ile doldurulur. Bu gaz balonu makula deliği kenarlarını bir arada tutarak iyileşmeyi destekler. Gaz balonu zamanla vücut tarafından emilir.

    Ameliyat sonrası süreçte hastalara genellikle başaşağı pozisyonda birkaç gün dinlenmeleri önerilir. Ancak son çalışmalara göre bu pozisyon her vakada gerekli olmayabilir. İyileşme süresince uçak yolculuğu gibi basınç değişikliklerinden kaçınılmalıdır.

    Vitrektomi yaklaşık %90 anatomik başarı oranına sahiptir ve hastaların çoğunda görme fonksiyonlarında iyileşme sağlar. Ancak görme keskinliğindeki kazanç deliğin büyüklüğü ve cerrahi öncesindeki süresine bağlıdır. Cerrahinin nadir komplikasyonları arasında katarakt retina dekolmanı ve enfeksiyon bulunur. İlerleyen cerrahi teknikler bu riskleri minimize etmeye devam etmektedir.

    Makula Deliği Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

    Makula deliği ameliyatı, genellikle 30 ile 60 dakika arasında süren bir vitrektomi işlemidir. Cerrahinin süresi, deliğin evresi, büyüklüğü ve eşlik eden başka göz sorunlarının varlığına göre değişebilir. Ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılabilir ve çoğu hasta aynı gün taburcu edilir. Operasyon sırasında göz içine gaz verilmesi sık görülür ve bu, iyileşme sürecini destekler.

    Makula Deliğinin Komplikasyonları Nelerdir?

    Makula deliği tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlar ortaya çıkabilir ve bu durum hastaların günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. En sık görülen komplikasyonlar arasında ilerleyici merkezi görme kaybı yer alır. Bu durum kitap okuma yazı yazma ve yüz tanıma gibi temel görsel işlevlerin bozulmasına neden olur. İleri evrede merkezi görme alanında belirgin bir kör nokta (skotoma) gelişebilir bu da kişinin odaklanmayı gerektiren faaliyetlerini imkânsız hale getirebilir.

    Tedavi edilmemiş makula deliklerinde daha ciddi bir komplikasyon olan retina dekolmanı görülebilir. Bu durum retinanın altındaki destek tabakasından ayrılması sonucu meydana gelir ve acil tıbbi müdahale gerektirir. Retina dekolmanı hızla ilerleyerek kalıcı görme kaybına neden olabilir. Özellikle yüksek miyopisi olan bireylerde ve travmaya maruz kalan hastalarda bu risk daha yüksektir.

    Makula deliği olan bireylerde gözün yapısal bütünlüğü üzerindeki stres komşu dokuların hasar görmesine de yol açabilir. Bu göz içi kanamalar veya makulada ilave incelemelerle ilişkilendirilebilir. Ayrıca diyabet gibi sistemik rahatsızlıkları olan hastalarda mevcut makula ödemi komplikasyon riskini artırabilir.

    Makula Deliği Tedavisi Ne Zaman Yapılabilir?

    Makula deliği tedavisi için doğru zamanın belirlenmesi deliğin evresi semptomların süresi görme keskinliği ve hastanın bireysel ihtiyaçlarının dikkatle değerlendirilmesini gerektirir. Tedavi kararında en önemli faktörlerden biri makula deliğinin evresidir. Erken evrelerde (Evre 2) görme bozukluğu hafif olduğunda gözlem yapılabilir; ancak cerrahi müdahale sıklıkla önerilir çünkü bu dönemde deliğin kapanma oranları daha yüksektir. Daha ileri evrelerde (Evre 3 ve 4) özellikle posterior vitreus ayrışmasının tam olduğu durumlarda cerrahi tedavi genellikle kaçınılmazdır çünkü spontan iyileşme nadir görülür.

    Semptomların süresi de önemli bir belirleyicidir. Altı aydan kısa süredir mevcut olan makula delikleri daha yüksek anatomik kapanma oranları ve daha iyi görsel sonuçlar ile ilişkilidir. Ancak daha uzun süreli deliklerde bile cerrahi görme fonksiyonlarını iyileştirme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle kronik makula deliklerinde bile tedavi seçeneği dikkate alınmalıdır.

    Hastanın görme keskinliği de cerrahi zamanlamada belirleyicidir. Ciddi görme kaybı yaşayan hastalarda vitrektomi genellikle görsel iyileşme sağlamak için birincil tercih olur. Görme keskinliğinin minimal etkilendiği durumlarda ise cerrahinin faydaları ve riskleri dikkatlice tartışılmalıdır.

    Makula Deliği Tedavisi Ne Zaman Yapılamaz?

    Makula deliği tedavisinde vitrektomi genellikle güvenli ve etkili bir yöntemdir. Ancak bazı durumlarda cerrahiden kaçınılması veya ertelenmesi gerekebilir. Aktif oküler enfeksiyonlar örneğin konjonktivit veya keratit cerrahi sırasında enfeksiyonun yayılma riskini artırdığı için öncelikle bu enfeksiyonların tedavi edilmesi gereklidir. Ayrıca kontrolsüz sistemik hastalıklar özellikle şeker hastalığı ve hipertansiyon yara iyileşmesini ve cerrahi sonuçları olumsuz etkileyebilir. Cerrahiden önce bu hastalıkların kontrol altına alınması şarttır.

    Ciddi kardiyopulmoner hastalıklar da cerrahinin risklerini artırabilir; bu hastalarda cerrahi öncesi detaylı bir değerlendirme yapılmalıdır. İleri evre glokom optik sinir üzerindeki baskıyı artırarak görme kaybını tetikleyebilir bu nedenle dikkatli yönetim gerektirir. Yakın zamanda serebrovasküler olay geçiren hastalarda ise cerrahi stres başka bir olay riskini artırabilir.

    Gebelik özellikle ilk ve üçüncü trimesterde cerrahi açısından dikkatle ele alınmalıdır. Postoperatif sürece uyum sağlamada zorluk çeken hastalar veya ciddi psikolojik rahatsızlıkları olan bireylerde de cerrahi başarısızlık riski artabilir. Ek olarak koagülopati gibi kanama bozuklukları cerrahi sırasında komplikasyonlara neden olabilir ve özel dikkat gerektirir. Son olarak ileri yaş veya çoklu sağlık sorunları cerrahinin genel risklerini artırabilir.

    Makula Deliğinin İyileşme Süreci Nasıldır?

    Makula deliği tedavisi sonrası iyileşme süreci hem anatomik hem de görsel sonuçların başarılı olması için dikkatle yönetilmelidir. Vitrektomi genellikle makula deliğinin kapatılması için tercih edilen cerrahi yöntemdir. Bu işlem sırasında vitreus jelinin çıkarılması ve makulanın desteklenmesi için iç sınırlayıcı membranın (ILM) soyulması gerçekleştirilir. Cerrahi sonrası vitreus boşluğuna yerleştirilen gaz kabarcığı deliğin iyileşmesini kolaylaştırmak için makulayı tamponlar.

    İyileşme sürecinde hastaların yüz aşağı pozisyonda (FDP) kalmaları önerilir. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar 400 μm’den küçük makula delikleri için bu katı pozisyonlamanın her zaman gerekli olmadığını göstermiştir. Daha büyük deliklerde ise yüz aşağı pozisyonlama başarı oranlarını artırabilir. Bu süreç her hastanın bireysel ihtiyaçlarına göre düzenlenmelidir.

    Hastalar cerrahi sonrası hafif rahatsızlık bulanık görme ve gaz kabarcığının etkisini deneyimleyebilir. Bu dönemde enfeksiyonları önlemek ve iyileşmeyi desteklemek amacıyla reçeteli göz damlalarının düzenli kullanımı önemlidir. Yorucu aktivitelerden kaçınılması ağır kaldırılmaması ve ani göz hareketlerinden sakınılması iyileşmeyi hızlandırabilir.

    Makula Deliği Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

    Makula deliği ameliyatı sonrasında iyileşme sürecinin başarılı olması için hastaların belirli kurallara uyması büyük önem taşır. Özellikle retina yüzeyinin iyileşmesini desteklemek için dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

    • Yüzüstü Pozisyon: Göz içine gaz verildiyse, doktorun önerdiği süre boyunca yüzüstü yatış pozisyonuna uyulmalıdır. Bu, makula deliğinin kapanmasını kolaylaştırır.
    • Göz Hijyeni: Göz ovuşturmaktan ve enfeksiyon riskine karşı göze su kaçırmaktan kaçınılmalıdır.
    • İlaç Kullanımı: Doktorun verdiği damlalar düzenli ve doğru şekilde kullanılmalıdır.
    • Fiziksel Aktivite: Ağır kaldırmaktan, eğilmekten ve yorucu egzersizlerden kaçınılmalıdır.
    • Uçak Yolculuğu: Gaz tamponu kullanıldıysa, doktor izin verene kadar uçakla seyahat edilmemelidir.
    • Kontroller: Planlanan göz kontrollerine mutlaka gidilmeli ve ani görme kaybı, şiddetli ağrı gibi belirtilerde hemen hekime başvurulmalıdır.

    Makula Deliği Nasıl Önlenir?

    Makula deliği özellikle yaşlanma ve idiyopatik nedenlerle ilişkilendirildiğinden tamamen önlenebilir bir durum değildir. Bununla birlikte bazı önlemler alınarak risk azaltılabilir veya erken teşhis mümkün olabilir.

    • Düzenli Göz Muayeneleri: Özellikle 60 yaş ve üzerindeki bireylerin yılda en az bir kez kapsamlı göz muayenesi yaptırması önerilir. Bu muayeneler vitreus yapısındaki değişiklikleri ve makulada oluşabilecek erken belirtileri semptomlar ortaya çıkmadan önce tespit edebilir. Erken teşhis ilerleyişin yavaşlatılması ve tedavi başarısının artırılmasında kritik öneme sahiptir.
    • Koruyucu Gözlük Kullanımı: Travmaya bağlı makula deliklerini önlemek için göz yaralanması riski taşıyan spor veya iş aktivitelerinde koruyucu gözlük kullanılması büyük önem taşır. Özellikle travma sonrası oluşabilecek göz içi hasarları makula üzerinde ciddi sorunlara yol açabilir.
    • Göz Hastalıklarının Yönetimi: Yüksek miyopi diyabetik retinopati ve retinal dekolman gibi göz hastalıklarının etkili bir şekilde tedavi edilmesi sekonder makula deliği oluşma riskini azaltabilir. Bu nedenle bu tür hastalıkların düzenli takibi ve kontrolü ihmal edilmemelidir.
    • Semptom Takibi: Görme netliğinde azalma merkezde kararma veya görüntüde bozulma gibi belirtiler erken müdahale gerektiren sorunların habercisi olabilir. Bu tür durumlarda zaman kaybetmeden bir göz doktoruna başvurulması tedavi başarısını artırmada önemli bir rol oynar.

    Makula Deliği Ameliyatı Yaptıranların Yorumları

    Prof.Dr. Tansu Erakgün hasta yorumları için Google Maps‘e göz atabilirsiniz.

    Türkiye’de Makula Deliği Ameliyatı Yapan Doktorlar

    Türkiye'de Makula Deliği Ameliyatı, alanında deneyimli göz doktorları tarafından uygun alt yapıya sahip hastanelerde yapılır.

     

     

    Blog Yazıları

    Kornea Nedir? Katmanları Nelerdir?

    Prof. Dr. Tansu Erakgün » Blog » Kornea Nedir? Katmanları Nelerdir?Gözün en ön kısmında bulunan, [...]

    Göz Nedir ve Göz Anatomisi Nasıldır?

    Prof. Dr. Tansu Erakgün » Blog » Göz Nedir ve Göz Anatomisi Nasıldır?Göz, çevredeki ışığı [...]

    Katarakt Ameliyatı için Tedavi Öncesi Doktor Tavsiyesi

    Prof. Dr. Tansu Erakgün » Katarakt » Katarakt Ameliyatı için Tedavi Öncesi Doktor Tavsiyesi Katarakt [...]

    Retina Yırtığı için Lazer Ameliyatı Sonrası Gözün İyileşmesi

    Prof. Dr. Tansu Erakgün » Retina » Retina Yırtığı için Lazer Ameliyatı Sonrası Gözün İyileşmesi [...]

    Uzak ve Yakın Gözlüklerden Kurtulmak Mümkün mü?

    Prof. Dr. Tansu Erakgün » Blog » Uzak ve Yakın Gözlüklerden Kurtulmak Mümkün mü? Evet, [...]

    Lazer Göz Ameliyatı (Göz Çizdirme) Nedir? Nasıl Yapılır?

    Prof. Dr. Tansu Erakgün » Retina » Lazer Göz Ameliyatı (Göz Çizdirme) Nedir? Nasıl Yapılır? [...]

    2. Kez Lazer (Göz Çizdirme) Ameliyatı Yapılabilir Mi?

    Prof. Dr. Tansu Erakgün » Retina » 2. Kez Lazer (Göz Çizdirme) Ameliyatı Yapılabilir Mi? [...]

    Göz Yaralanmalarında Hızlı Müdahale Neden Önemlidir?

    Prof. Dr. Tansu Erakgün » Blog » Göz Yaralanmalarında Hızlı Müdahale Neden Önemlidir? Göz yaralanmalarında [...]

    Konak/İzmir’deki Kliniğimiz