
Göz içi kanamaları, retina veya vitreus boşluğu içinde kan birikmesi ile karakterizedir ve genellikle ani görme bozukluğu ile kendini gösterir. Travma, diyabetik retinopati ve damar tıkanıklıkları en yaygın nedenler arasında yer alır.
Vitreus hemorajisi, kanın göz içindeki jel kıvamındaki vitreus sıvısına yayılmasıyla oluşur. Bu durumda hastalar, uçuşan cisimler veya sisli görme şikayetleri ile başvurur. Kanama miktarı arttıkça görme keskinliği ciddi şekilde azalabilir.
Retinal kanamalar, genellikle hipertansiyon veya damar hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkar. Retina tabakasındaki ince damarlar yırtıldığında kan retina dokusu içine sızar ve merkezi görme alanı etkilenebilir. Erken teşhis görme kaybını önleyebilir.
Tedavi yaklaşımı, kanamanın nedenine ve şiddetine göre değişir. Diyabetik hastalarda lazer fotokoagülasyon veya intravitreal enjeksiyonlar, travma sonrası ise cerrahi vitrektomi gerekebilir. Düzenli takip, tekrarlayan kanamaların önlenmesinde önemlidir.
Risk Faktörleri ve Önleme
Göz içi kanama gelişimi ile ilişkili birkaç risk faktörü bulunmaktadır. Diyabet, yüksek kan basıncı ve göz travması veya cerrahi öyküsü olan kişiler, göz içi kanama geliştirme riski daha yüksek olan kişilerdir. Ayrıca temas sporları veya ağır fiziksel işler gibi göz yaralanması riskini artıran aktivitelerde bulunan kişiler, göz içi kanama yaşama olasılığı daha yüksek olabilir.
Göz içi kanama geliştirme riskini azaltmak için birkaç önleyici tedbir vardır. Diyabet ve yüksek kan basıncı gibi altta yatan tıbbi koşulların yönetimi, diyabetik retinopati ve göz içi kanama gibi durumlara neden olabilecek diğer koşulların riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Düzenli egzersiz ve dengeli beslenme de dahil olmak üzere sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek, bu durumların gelişme riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca spor veya fiziksel işler gibi göz yaralanmasına neden olabilecek aktivitelerde koruyucu gözlük kullanmak, travmaya bağlı göz içi kanama riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
Teşhis ve Tedavi

Göz içi kanama teşhisi genellikle kapsamlı bir göz muayenesi gerektirir. Bu muayene, gözbebeği genişletilmiş muayene, görme keskinliği testleri ve optik koherens tomografi (OCT) veya ultrason gibi görüntüleme testlerini içerebilir. Bu testler, kanamanın konumunu ve yayılımını belirleyebilir ve kanamaya katkıda bulunan herhangi bir altta yatan durumu tespit edebilir.
Göz içi kanamanın tedavisi, kanamanın ciddiyetine ve altta yatan nedenine bağlıdır. Bazı durumlarda, kanama kendiliğinden çözülebileceği için sadece gözlem ve izleme yeterli olabilir. Diğer durumlarda, ilaç veya lazer terapisi kanamanın durdurulmasına veya göze daha fazla zarar verilmesinin önlenmesine yardımcı olmak için kullanılabilir. Daha ciddi vakalarda, hasarlı kan damarlarının onarımı veya vitreus humor içindeki kanın çıkarılması için cerrahi müdahale gerekebilir. Göz içi kanama belirtileri yaşarsanız, erken müdahale görme kaybı ve diğer komplikasyonların önlenmesine yardımcı olacağından hemen tıbbi yardım almak önemlidir.
Göz içi Kanamanın Komplikasyonları
Göz içi kanama, görme kaybı, retina ayrılması ve glokom gibi birkaç komplikasyona neden olabilir. Vitreus humor içinde kan biriktiğinde, retina ışığı alamaz ve bu da görme problemlerine ve potansiyel görme kaybına yol açabilir. Ciddi vakalarda, kan retina’yı gözün arka kısmından ayırabilir ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına neden olabilir. Ek olarak, göz içi kanama göz içi basıncını artırarak glokoma neden olabilir. Glokom, optik siniri hasarlayan bir durumdur ve görme kaybına neden olabilir.
Göz İçi Kanamayla Başa Çıkma
Göz İçi Kanamayla başa çıkmak zor olabilir, çünkü ciddi görme sorunlarına neden olabilir ve günlük aktiviteleri etkileyebilir. Ancak, kişilerin bu durumu yönetmek ve yaşam kalitelerini sürdürmek için kullanabilecekleri birkaç strateji vardır. Bunlar, kanamaya katkıda bulunabilecek diyabet ve yüksek kan basıncı gibi altta yatan tıbbi durumları yönetmek için bir sağlık ekibiyle çalışmayı içerebilir. Ayrıca, büyüten camlar veya ekran okuyucuları gibi destekleyici cihazları kullanarak, göz içi kanama nedeniyle görme kaybı yaşayan kişiler günlük aktivitelere devam edebilirler. Ayrıca, duygusal etkileri yönetmek için aile ve arkadaşlar ile birlikte sağlık profesyonellerinden destek almak da önemlidir.
Göz İçi Kanamanın Beklentisi
Göz İçi Kanamanın beklentisi, kanamanın ciddiyetine ve altta yatan nedenine bağlıdır. Bazı durumlarda, kanama kendiliğinden çözülebilir veya minimal müdahale ile düzelmeye neden olabilir ve görme normal seviyelere dönebilir. Diğer durumlarda, kanama retina veya optik sinirde kalıcı hasara neden olabilir, bu da uzun vadeli görme kaybına veya kör olmaya neden olabilir. Bununla birlikte, hızlı teşhis ve uygun tedavi ile görme koruma şansı ve komplikasyonları önleme şansı genellikle artar. Durumu yönetmek ve ilerideki kanama veya hasar riskini en aza indirmek için bir sağlık ekibiyle yakın bir şekilde çalışmak önemlidir.
Araştırma ve Gelecek Yönelimleri
Araştırmacılar, göz içi kanamanın teşhis ve tedavi edilmesi için yeni yaklaşımlar araştırmaya devam etmektedirler. Gelecek vadeden bir araştırma alanı, göz içi kanamaya neden olabilen diyabetik retinopati ve maküler dejenerasyon gibi durumların altta yatan nedenlerine yönelik gen terapisi kullanımını içermektedir. Ayrıca, optik koherens tomografi anjiyografi (OCTA) gibi görüntüleme teknolojilerindeki ilerlemeler, göz içi kanamanın teşhisi ve izlenmesinin doğruluğunu ve hızını artırmaya yardımcı olabilir. Bu alanlardaki devam eden araştırmalar, göz içi kanaması olan bireyler için yeni tedaviler ve geliştirilmiş sonuçlar sağlayabilir.
Kaynakça:
https://www.healthline.com/health/eye-health/eye-bleeding
https://www.webmd.com/eye-health/hyphema-eye-internal-bleeding
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33620856/

Prof. Dr. Tansu Erakgün, retina hastalıkları ve vitreoretinal cerrahi alanında 30 yıla yakın deneyime sahip bir göz hastalıkları profesörüdür. İzmir’deki Özel Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nde retina dekolmanı, diyabetik retinopati, makula hastalıkları ve katarakt cerrahisi gibi ileri düzey tedaviler uygulamaktadır.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Prof. Dr. Erakgün, aynı kurumda göz hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra akademik kariyerinde hızla yükselerek 2004’te doçent, 2010’da profesör unvanını almıştır. Antwerp, Frankfurt ve Duisburg’daki ileri retina cerrahisi merkezlerinde eğitimler alarak uluslararası düzeyde deneyim kazanmıştır.
Prof. Dr. Erakgün, dünya literatürüne giren “Erakgun Spatula Knife” ve “Erakgun Snare” adlı cerrahi aletlerin tasarımcısıdır. Bu yenilikçi cihazlar, vitreoretinal cerrahinin global gelişiminde önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bugüne kadar 15.000’in üzerinde cerrahi operasyon gerçekleştiren Prof. Dr. Erakgün, bilimsel çalışmaları ve klinik başarılarıyla Türkiye’de ve dünyada oftalmoloji alanında saygın bir otorite olarak kabul edilmektedir.
Aktif üyesi olduğu kuruluşlar arasında Türk Oftalmoloji Derneği, European Vitreoretinal Society (EVRS) ve American Academy of Ophthalmology (AAO) bulunmaktadır.
