Akıllı lens, gözün yaşlanan veya katarakt nedeniyle saydamlığını yitiren doğal merceğinin yerine yerleştirilen, ömür boyu kalıcı premium çok odaklı bir göz içi implantıdır. Bu teknolojinin temel işlevi, kişinin uzak, orta ve yakın mesafelerde herhangi bir okuma veya uzak gözlüğü desteğine ihtiyaç duymadan her alanı pürüzsüz ve net bir şekilde görebilmesini sağlamaktır. İleri düzey optik mühendislik ürünü olan bu mercekler, ışığı retinanın üzerine eşzamanlı olarak dağıtıp odaklayarak miyop, hipermetrop ve astigmat gibi tüm kırma kusurlarını tek bir operasyonla kalıcı olarak düzeltir. Kaybedilen doğal odaklanma yeteneğini yapay ve kusursuz bir sistemle geri kazandırarak hastalara yaşam boyu sürecek tam bir görsel bağımsızlık sunar.
Gözümüzün Doğal Odaklanma Sistemi Nasıl Bozulur ve Akıllı Lens Ne İşe Yarar?
Gözümüzü tıpkı son derece gelişmiş, otomatik odaklanma özelliğine sahip bir fotoğraf makinesi gibi düşünebiliriz. Göz bebeğimizin hemen arkasında, saydam, esnek ve jöle kıvamında doğal bir merceğimiz bulunur. Gençlik yıllarında bu mercek, etrafındaki kasların yardımıyla saniyeden çok daha kısa bir süre içinde şekil değiştirir. Uzağa baktığımızda incelip düzleşirken, elimizdeki telefona veya kitaba baktığımızda şişkinleşerek kırıcılığını artırır. Bu mükemmel sisteme akomodasyon, yani uyum yapma yeteneği denir.
Ancak zamanı durdurmak mümkün değildir. Kırklı yaşların başından itibaren vücudumuzdaki pek çok doku gibi gözümüzün içindeki bu doğal mercek de yaşlanmaya başlar. İçindeki proteinlerin kimyasal yapısı değişir, o yumuşacık esnek yapısı giderek sertleşir ve şekil değiştirme yeteneğini kaybeder. Göz kasları ne kadar kasılırsa kasılsın, sertleşmiş mercek şişkinleşemediği için yakın mesafedeki yazılar bulanıklaşmaya başlar. Bu duruma presbiyopi diyoruz. İlerleyen yaşlarda ise bu sertleşen mercek aynı zamanda o cam gibi saydam yapısını da kaybederek sararır, matlaşır ve katarakt adı verilen buzlu cam görünümünü alır. İşte akıllı lens teknolojisi, esnekliğini ve saydamlığını yitirmiş bu eski doğal merceğin yerini alarak, kaybedilen odaklanma yeteneğini optik fizik kurallarıyla yeniden göze kazandırma işine yarar.
Standart Katarakt Ameliyatlarındaki Lensler Neden Yetersiz Kalır ve Akıllı Lens Farkı Nedir?
Geleneksel yöntemlerle yapılan katarakt ameliyatlarında yıllardır tek odaklı, yani monofokal lensler kullanılmaktadır. Bu lenslerin optik yapısı oldukça basittir; göze giren ışığı sadece tek bir noktada genellikle retinanın tam üzerinde uzak görüş için odaklarlar. Ameliyat sonrasında kişi ufuk çizgisini, televizyonu, karşıdan gelen araçları cam gibi net görebilir. Ancak bu lenslerin çok büyük bir eksikliği vardır. Gözün şekil değiştirme yeteneğini geri getiremedikleri için kişi, yaklaşık bir metreden daha yakında olan hiçbir şeyi net göremez.
Günümüz insanının yaşam tarzı düşünüldüğünde, sadece uzağı görmek artık yeterli olmamaktadır. Sabah kalktığımızda telefonumuzun ekranına bakmak, araç kullanırken navigasyonu ve hız göstergelerini net görebilmek, ofiste bilgisayar başında saatlerce çalışmak veya akşam loş ışıkta bir kitap okumak günlük rutinin ayrılmaz parçalarıdır. Standart bir lens takıldığında tüm bu orta ve yakın mesafe aktiviteleri için kişinin mutlaka yanında bir veya bazen iki farklı gözlük taşıması gerekir. Akıllı lensler ise üzerlerindeki özel halkalı veya dalgalı tasarımlar sayesinde ışığı aynı anda birkaç farklı noktaya odaklar. Böylece beynin hem uzağı, hem bilgisayar mesafesini hem de eldeki kitabı aynı anda net olarak algılamasını sağlar ve kişiyi gözlük bağımlılığından kurtarır.
Akıllı Lens Çeşitleri Nelerdir ve Hangi Mesafelerde İşe Yarar?
Teknolojinin sunduğu imkanlar geliştikçe, göz içine yerleştirilen merceklerin tasarımları da çeşitlenmiştir. Her insanın yaşam tarzı, mesleği ve görsel ihtiyaçları birbirinden tamamen farklıdır. Optik mühendisleri bu farklı ihtiyaçları karşılamak için ışığı farklı şekillerde büken ve yönlendiren mercek tipleri geliştirmişlerdir. Bu merceklerin temel prensibi, göz bebeğinden içeri giren ışık huzmelerini retinanın üzerindeki görme merkezine belirli matematiksel oranlarla dağıtmaktır. Bu tasarımların her birinin kendine has avantajları bulunur ve kişinin günlük yaşantısındaki önceliklerine göre seçilirler.
Tıbbi kullanıma sunulmuş olan temel lens grupları şunlardır:
- Monofokal lensler
- Multifokal lensler
- Trifokal lensler
- EDOF lensler
- Torik lensler
- Add-on lensler
Trifokal Akıllı Lens Nedir ve Günlük Hayatımızı Nasıl Kolaylaştırır?
Trifokal kelimesi “üç odaklı” anlamına gelir ve günümüzde akıllı lens dendiğinde akla ilk gelen, en gelişmiş tasarıma sahip olan lens grubudur. Bu merceklerin yüzeyine mikroskop altında bakıldığında, iç içe geçmiş incecik, plak plağı andıran halkalar görülür. Bu yapıya difraktif, yani kırınımlı optik tasarım adı verilir. Işık gözden içeri girdiğinde bu halkalara çarparak üç ana enerji paketine bölünür. Işığın bir kısmı uzağa, bir kısmı 60-70 santimetre civarı olan bilgisayar ve tezgah mesafesine, bir kısmı ise 35-40 santimetre olan okuma mesafesine yönlendirilir.
Trifokal akıllı lenslerin en büyük avantajı, kişinin gözlüğe olan bağımlılığını neredeyse tamamen ortadan kaldırmasıdır. Sabah uyandığınızda saatinize bakarken, kahvaltıda gazete okurken, gün içinde araç kullanırken veya markette ürünlerin arkasındaki küçük yazıları incelerken herhangi bir destekleyici gözlüğe ihtiyaç duymazsınız. Modern trifokal lenslerde ışık geçirgenliği o kadar yüksektir ki sağlıklı bir genç gözün doğal performansına çok yaklaşır. Işığın üç farklı yere dağılması sayesinde hayatın her anında kesintisiz bir netlik elde edilir.
EDOF Tipi Akıllı Lens Kimler İçin İdealdir ve Ne İşe Yarar?
Trifokal lenslerin üzerinde bulunan o ince halkalı yapı her ne kadar mükemmel bir netlik sağlasa da fizik kuralları gereği gece karanlığında bazı ışık oyunlarına sebep olabilir. Sokak lambalarına veya karşıdan gelen araç farlarına bakıldığında ışıkların etrafında hareler veya saçılmalar görülebilir. İşte EDOF, yani genişletilmiş odak derinliği teknolojisine sahip lensler, bu ışık yansımalarını sevmeyen veya tolere edemeyecek hastalar için özel olarak tasarlanmıştır.
EDOF lensler ışığı üç ayrı noktaya bölmek yerine, ışığı bir miktar uzatarak tek bir ışık tüneli veya sütunu oluşturur. Bu sayede uzak mesafeden orta mesafeye kadar hiç kesinti olmadan, son derece pürüzsüz ve yüksek kontrastlı bir görüş sağlarlar. Üzerlerinde halkalı yapı daha az olduğu veya hiç olmadığı için gece araç kullanırken ışık saçılması problemi neredeyse hiç yaşanmaz. Sürekli gece yolculuğu yapan uzun yol şoförleri, pilotlar veya doğa sporlarıyla ilgilenen aktif kişiler için muazzam bir konfor sunarlar. Ancak EDOF lenslerin bir özelliği olarak çok yakından çok ince bir yazıyı okumak gerektiğinde (örneğin iğne deliğinden iplik geçirmek veya çok küçük puntolu bir sözlük okumak) kişinin düşük numaralı bir yakın gözlüğünden destek alması gerekebilir.
Torik Akıllı Lens Nedir ve Astigmatı Olanlarda Ne İşe Yarar?
Gözün en dışındaki şeffaf tabaka olan kornea, normal şartlarda kusursuz bir basketbol topu gibi tam yuvarlak olmalıdır. Ancak astigmatı olan kişilerde kornea bir Amerikan futbolu topu veya yumurta gibi hafif oval bir şekle sahiptir. Bu şekil bozukluğu, ışığın gözün içinde iki farklı noktada odaklanmasına, yatay ve dikey çizgilerin birbirine karışarak görüntünün çarpık, gölgeli veya çift algılanmasına yol açar. Eğer hastada katarakt ameliyatı öncesinde belirgin bir astigmat varsa ve bu durum düzeltilmeden sadece standart bir akıllı lens takılırsa, hasta ameliyat sonrasında asla tam anlamıyla net göremez ve görüşü hep gölgeli kalır.
Torik akıllı lensler, üzerlerinde astigmatı sıfırlayacak ters bir kavis barındıran çok özel merceklerdir. Bu lensler gözün içine rastgele değil ameliyat öncesinde bilgisayarlı haritalama sistemleriyle belirlenen belirli bir açıya milimetrik olarak hizalanarak yerleştirilir. Gözün içindeki o hatalı oval şekli içeriden nötralize ederek ışığın tek bir merkezde toplanmasını sağlarlar. Astigmatizmayı düzelten torik akıllı lensler sayesinde, hayatı boyunca yüksek astigmat nedeniyle her şeye gölgeli bakan hastalar, ameliyattan sonra inanılmaz bir keskinlik ve berraklıkla tanışırlar.
Kimler Akıllı Lens Ameliyatı Olabilir ve Bu Tedavi Ne İşe Yarar?
Akıllı lens cerrahisi iki farklı hasta grubuna büyük fayda sağlar. Birinci grup, artık doğal göz merceği bulanıklaşmış, yani kataraktı olan hastalardır. Bu kişiler zaten bulanık görmekten şikayetçidir ve kataraktın tek tedavisi ameliyattır. Ameliyat masasına yatmışken gözlüklerinden de tamamen kurtulmak isteyen bu hastalar için akıllı lens kusursuz bir çözümdür.
İkinci grup ise henüz kataraktı başlamamış ancak kırklı yaşları geçmiş, yakını veya uzağı görmekte zorlanan, sürekli gözlük takmaktan, gözlüğünü unutmaktan, buharlanmasından veya ağırlığından bunalmış kişilerdir. Bu gruba uygulanan işleme şeffaf lens değişimi adı verilir. Kişinin şeffaf ama işlevini yitirmiş doğal merceği alınarak yerine ömür boyu kalacak akıllı lens yerleştirilir.
Akıllı lens tedavisi için en uygun aday profilleri şunlardır:
- Kataraktı olan hastalar
- Kırk beş yaş üstü bireyler
- Yüksek hipermetropisi olanlar
- Yüksek miyopisi olanlar
- Lazer göz çizdirme ameliyatına uygun olmayanlar
Hangi Göz Hastalıkları Akıllı Lens Uygulamasına Engel Olabilir?
Akıllı lenslerin karmaşık optik yapısının başarılı bir şekilde çalışabilmesi için, gözün tıpkı sağlam bir sinema perdesi gibi kusursuz bir yüzeye sahip olması gerekir. Göze giren ışık lens tarafından dağıtıldığında, bu ışığın düştüğü yer retinanın tam merkezindeki sarı nokta adı verilen alandır. Aynı şekilde göz tansiyonu veya kornea yüzeyindeki bozukluklar, lensin yapacağı matematiksel odaklama işlemini bozarak hastanın görüş kalitesini eskisinden bile daha kötü hale getirebilir. Bu nedenle gözün detaylı check-up’ı yapılmadan akıllı lens takılması asla önerilmez. Eğer gözün arkasındaki sinir ağında bir problem varsa, ışığı bölen bu mercekler görüntüyü daha da zayıflatacaktır.
Akıllı lens uygulamasına engel teşkil edebilecek temel göz hastalıkları şunlardır:
- Sarı nokta hastalığı
- İleri evre diyabetik retinopati
- Makula deliği
- Epiretinal membran
- İleri derece glokom
- Keratokonus
- Şiddetli kuru göz sendromu
- Göz tembelliği
Sizin İçin En Doğru Akıllı Lens Seçimi Nasıl Yapılır?
Akıllı lens ameliyatlarında “en iyi lens” diye bir kavram yoktur; “sizin gözünüze ve yaşamınıza en uygun lens” kavramı vardır. Herkesin hayattan beklentileri, mesleki zorunlulukları ve hobileri farklıdır. Lens seçimi sürecinde hastanın sadece göz haritası çıkarılmaz, aynı zamanda adeta bir dedektif gibi günlük yaşam alışkanlıkları sorgulanır. Masa başında saatlerce ince hesaplar yapan bir mühendisin ihtiyaçlarıyla, sürekli yollarda olan bir tır şoförünün ihtiyaçları aynı olamaz.
Eğer gününüzün büyük bir kısmı okuyarak, ince el işi yaparak, telefonda veya bilgisayarda vakit geçirerek geçiyorsa, uzak ve orta mesafenin yanında yakın mesafede de çok iddialı olan trifokal lensler sizi daha çok mutlu edecektir. Ancak aktif bir spor hayatınız varsa, çok sık gece sürüşü yapıyorsanız, mesleğiniz gereği parlayan ışıklar sizi rahatsız edecekse EDOF lensler daha doğru bir tercih olacaktır. Göz yapısı, kornea kalınlığı, pupil dinamikleri ve hastanın beklentileri bir terzi titizliğiyle bir araya getirilir ve o göze özel, adeta kişiselleştirilmiş bir optik çözüm sunulur.
Akıllı Lens Ameliyatı Öncesinde Hangi Ölçümler Yapılır?
Göz içine yerleştirilecek olan mercek sıradan bir cam parçası değildir; her hastanın göz ölçülerine göre özel olarak hesaplanmış tıbbi bir implanttır. Gözümüzün uzunluğu, korneamızın kavisi ve ön kamara dediğimiz boşluğun derinliği herkeste farklıdır. Eğer takılacak lensin numarası ve optik tasarımı bu ölçümlere uymazsa, hasta ameliyattan sonra net göremez. Bu yüzden ameliyat öncesinde son derece hassas, mikron düzeyinde hesaplamalar yapan cihazlarla gözün detaylı haritası çıkarılır.
Ameliyat öncesi uygulanan temel testler şunlardır:
- Kornea topografisi
- Göz biyometrisi
- Optik koherens tomografi
- Gözyaşı kalitesi ölçümü
- Göz bebeği çapı ölçümü
FAKO Yöntemiyle Akıllı Lens Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Modern akıllı lens ameliyatları, fakoemülsifikasyon adı verilen çok gelişmiş bir mikrocerrahi teknikle gerçekleştirilir. Bu işlem tıp dünyasındaki en rafine, en güvenli ve en hızlı yüz güldüren operasyonlardan biridir. Hastalar genellikle iğne yapılmasından, gözlerinin uyuşturulmasından çok korkarlar ancak günümüzde bu işlem sadece göz damlaları kullanılarak yapılır. Hasta uyanıktır, bilinci açıktır fakat hiçbir ağrı veya sızı hissetmez.
Ameliyat, gözün en dış tabakası olan saydam korneada yaklaşık iki milimetrelik, dikiş gerektirmeyecek kadar küçük tüneller açılarak başlar. Özel bir ultrasonik cihaz bu tünellerden gözün içine girer. Ses dalgaları yayarak, sertleşmiş ve görevini yapamayan eski merceği kendi yuvası içerisinde minik parçalara ayırır ve vakumlayarak dışarı çeker. Doğal mercek alındığında geride incecik, şeffaf bir zar kalır; buna kapsül kesesi denir. Daha sonra, hastaya özel olarak hesaplanmış olan akıllı lens, katlanmış bir şekilde özel bir enjektör aracılığıyla gözün içine itilir. Gözün vücut ısısıyla karşılaşan lens saniyeler içinde yavaşça açılır, kanatlarını yayar ve o şeffaf kapsül kesesinin tam ortasına kalıcı olarak yerleşir. İşlem ortalama on ile on beş dakika kadar sürer ve hasta aynı gün yürüyerek evine dönebilir.
Lazer Teknolojisi Akıllı Lens Ameliyatlarında Ne İşe Yarar?
Akıllı lenslerin göz içinde göstereceği performans, o lensin göz bebeğinin tam arkasına, milimetrenin onda biri kadar bile sapma olmadan, dümdüz ve merkezi bir şekilde yerleştirilmesine bağlıdır. Lensin merkezden çok hafif kayması bile ışığın yanlış dağılmasına, hastanın astigmat yaşamasına ve sürekli gölgeli görmesine neden olabilir. Bu kusursuz merkezlemeyi garanti altına almak için günümüzde femtosaniye lazer sistemleri kullanılmaktadır.
Lazer destekli ameliyatlarda, doktorun bisturi ile el yordamıyla yaptığı kesiler ve göz zarının açılması işlemi tamamen bilgisayar kontrollü lazer ışınları tarafından gerçekleştirilir. Lazer, mikroskobik bir mükemmellikle korneayı keser, lensin ön zarında kusursuz bir yuvarlak pencere açar ve sertleşmiş merceği lazer enerjisiyle satranç tahtası gibi karelere böler. Bu sayede hem gözün içindeki dokular daha az travmaya maruz kalır hem de yerleştirilen akıllı lensin gözün tam optik merkezine oturması matematiksel bir kesinlikle sağlanmış olur. Bu da ameliyat sonrası görme kalitesini zirveye taşır.
Akıllı Lens Ameliyatı Sonrası İyileşme Sürecinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Ameliyattan çıkan bir hasta genellikle ertesi güne kadar gözünde koruyucu bir bantla gezer. Bant açıldığında dünyayı ilk etapta hafif puslu veya sisli görmek çok normaldir. Saatler geçtikçe ve doktorun verdiği damlalar kullanılmaya başlandıkça sis perdesi kalkar, renkler daha parlak, yazılar daha net hale gelir. Çoğu hasta ameliyatın ertesi günü çok rahat bir şekilde gazetesini okuyabilir, televizyon izleyebilir ve sosyal hayatına dönebilir. Ancak gözün içinde hala mikroskobik kesiler olduğu için mekanik bir iyileşme süreci devam eder. Bu dönemde dışarıdan gelebilecek enfeksiyonlara veya travmalara karşı çok hassas olmak gerekir. İyileşme döneminde hata yapmamak, cerrahinin başarısını korumak adına kritik bir öneme sahiptir.
Ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gereken temel kurallar şunlardır:
- Gözü ovuşturmamak
- Gözü kaşımamak
- İlk günlerde su temasından kaçınmak
- Ağır kaldırmamak
- Tozlu ortamlardan uzak durmak
- Havuz ve denize girmemek
- Göz makyajı yapmamak
Beynimiz Yeni Akıllı Lens Sistemine Nasıl Alışır ve Nöroadaptasyon Nedir?
Akıllı lens ameliyatından sonra gözün fiziksel iyileşmesi sadece birkaç hafta sürerken, asıl büyük değişim beynimizin görme merkezinde yaşanır. Doğal gözümüz sadece tek bir yere odaklanmayı bilir. Ancak akıllı lens takıldığında, göze aynı anda hem uzak, hem orta hem de yakın mesafenin görüntüleri gönderilir. Beyin ilk günlerde bu üç farklı görüntünün aynı anda gelmesine şaşırır. Geceleri dışarı çıktığınızda sokak lambalarına, araba farlarına baktığınızda ışıkların etrafında ince halkalar veya saçılmalar görebilirsiniz. Bunun sebebi, merceğin üzerindeki optik halkaların ışığı bükmesidir.
İşte tam bu noktada beynin inanılmaz uyum yeteneği, yani nöroadaptasyon süreci devreye girer. Beynimiz, zamanla hangi mesafeye odaklanmak istediğinizi anlar ve diğer mesafelerden gelen ışıkları “filtrelemeyi”, yani onları bir nevi görmezden gelmeyi öğrenir. Tıpkı burnumuzun her an görüş alanımızda olmasına rağmen beynimizin onu silmesi gibi, zamanla bu ışık yansımaları da silinmeye başlar. Bu nörolojik öğrenme süreci kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle bir ile altı ay arasında tamamlanır. Sürecin sonunda hasta, hangi mesafeye bakarsa baksın düşünmeden ve anında net görebilen, ışık saçılmalarından rahatsız olmayan bir yapıya kavuşur.
Akıllı Lens Ameliyatı Sonrası Kullanılması Gereken İlaçlar Nelerdir?
Cerrahi işlem ne kadar başarılı geçerse geçsin, sonrasındaki damla kullanım rejimi en az ameliyatın kendisi kadar önemlidir. Göze dışarıdan yerleştirilen bu yeni dokuya vücudun sorunsuz bir şekilde alışması, enfeksiyon kapılmaması ve hücrelerin hızlıca yenilenmesi için doktor tarafından belirli bir protokolle damlalar reçete edilir. Bu damlaların aksatılmadan saatinde kullanılması şarttır.
Operasyon sonrası reçete edilen tıbbi ürün grupları şunlardır:
- Antibiyotik damlalar
- Kortizonlu damlalar
- Suni gözyaşı damlaları
Akıllı Lens Ameliyatından Sonra Katarakt Tekrarlar mı ve İkincil Katarakt Nedir?
Halk arasında en çok korkulan konulardan biri kataraktın tekrar büyümesidir. Gerçek bir kataraktın tekrar etmesi anatomik olarak imkansızdır. Çünkü katarakt, gözümüzün içindeki doğal merceğin bulanıklaşmasıdır. Akıllı lens ameliyatında bu bulanık mercek tamamen eritilerek gözden dışarı çıkarıldığı için ortada katarakt olacak bir doku kalmaz. Ancak akıllı lensin yerleştirildiği o ince, şeffaf kapsül zarının arkasında kalan bazı mikroskobik hücreler, aylar veya yıllar içerisinde çoğalarak o şeffaf zarı matlaştırabilir.
Sanki buzlu bir camın arkasından bakıyormuşsunuz gibi görüş tekrar yavaş yavaş bulanıklaşır. Buna tıp dilinde arka kapsül kesafeti, halk arasında ise ikincil katarakt denir. Bu durum asla korkulacak bir şey değildir ve tedavisi ameliyat gerektirmez. Poliklinik şartlarında, sadece bir koltuğa oturarak YAG lazer adı verilen özel bir cihazla gözün içine hiç girmeden o matlaşan zar saniyeler içinde temizlenir. Hasta işlemden kalktığı an eski parlak ve keskin görüşüne tamamen kavuşur.
Akıllı Lens Ameliyatının Yaşam Kalitesine Etkisi Nedir?
Akıllı lensler, sadece görme oranını artıran tıbbi bir cihaz olmaktan çok öte, insanın hayata yeniden, gençlik enerjisiyle katılmasını sağlayan bir özgürlük biletidir. Sabah uyanıp saati görmek için el yordamıyla gözlük arama stresinin bitmesi, restoranda menüyü okurken gözlüğü takıp çıkarma zahmetinden kurtulmak, çocuklarınızla veya torunlarınızla oynarken gözlüğünüzün düşmesi derdini yaşamamak paha biçilemez bir konfordur. Hayatın her anında, tüm mesafelerde kesintisiz, berrak ve parlak bir görüşe sahip olmak, kişinin özgüvenini artırır ve sosyal yaşama katılımını son derece pozitif yönde etkiler.

Prof. Dr. Tansu Erakgün, retina hastalıkları ve vitreoretinal cerrahi alanında 30 yıla yakın deneyime sahip bir göz hastalıkları profesörüdür. İzmir’deki Özel Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nde retina dekolmanı, diyabetik retinopati, makula hastalıkları ve katarakt cerrahisi gibi ileri düzey tedaviler uygulamaktadır.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Prof. Dr. Erakgün, aynı kurumda göz hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra akademik kariyerinde hızla yükselerek 2004’te doçent, 2010’da profesör unvanını almıştır. Antwerp, Frankfurt ve Duisburg’daki ileri retina cerrahisi merkezlerinde eğitimler alarak uluslararası düzeyde deneyim kazanmıştır.
Prof. Dr. Erakgün, dünya literatürüne giren “Erakgun Spatula Knife” ve “Erakgun Snare” adlı cerrahi aletlerin tasarımcısıdır. Bu yenilikçi cihazlar, vitreoretinal cerrahinin global gelişiminde önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bugüne kadar 15.000’in üzerinde cerrahi operasyon gerçekleştiren Prof. Dr. Erakgün, bilimsel çalışmaları ve klinik başarılarıyla Türkiye’de ve dünyada oftalmoloji alanında saygın bir otorite olarak kabul edilmektedir.
Aktif üyesi olduğu kuruluşlar arasında Türk Oftalmoloji Derneği, European Vitreoretinal Society (EVRS) ve American Academy of Ophthalmology (AAO) bulunmaktadır.
