Sarı Nokta Hastalığından Korunmada Vitaminlerin Etkisi

Sarı nokta hastalığında lutein, zeaksantin, C vitamini, E vitamini ve çinko gibi antioksidanlar koruyucu etki gösterir. Bu besinler, retina sağlığını destekler.

AREDS çalışmaları, belirli vitamin kombinasyonlarının hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını göstermiştir. Düzenli beslenme bu açıdan önemlidir.

Yeşil yapraklı sebzeler, renkli meyveler ve balık, göz sağlığı için gerekli vitaminleri doğal yolla sağlar. Takviye kullanımı, hekim önerisi ile olmalıdır.

Vitaminler tek başına tedavi sağlamaz, ancak sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile birlikte koruyucu etkiyi artırır. Düzenli göz muayenesi de gereklidir.

 

Sarı Nokta Hastalığından Korunmada Etkili Olan Diğer Faktörler

Sari Nokta Hastaligindan Korunmada Etkili Olan Diger Faktorler Sarı Nokta Hastalığından Korunmada Vitaminlerin Etkisi

Sarı nokta hastalığı, yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD) olarak da bilinir ve retina tabakasının merkezinde yer alan makula bölgesindeki hasar nedeniyle oluşan bir görme kaybı hastalığıdır. Makula, görüntünün merkezi kısmını algılar ve ayrıntıları görme yeteneğinin büyük bir kısmını sağlar. Sarı nokta hastalığı, genellikle 60 yaş ve üzeri kişilerde ortaya çıkar ve ilerleyici bir hastalıktır.

Bu hastalığın ilerleyici görme kaybına neden olabilmesi nedeniyle, korunma önlemleri oldukça önemlidir. İşte sarı nokta hastalığından korunmada etkili olabilecek diğer önlemler:

  1. Sigara içmeyin: Sigara içmek, gözlerdeki kan damarlarının daralmasına ve oksijen alımının azalmasına neden olabilir. Bu durum, sarı nokta hastalığının gelişmesine neden olabilecek oksidatif stresi artırabilir.
  2. Sağlıklı bir diyet izleyin: Sağlıklı bir diyet, sarı nokta hastalığından korunmak için oldukça önemlidir. Besinler açısından zengin bir diyet, özellikle yeşil yapraklı sebzeler, turuncu sebzeler, meyveler, tam tahıllar, yağlı balıklar, fındık ve tohumlar gibi besinlerin tüketimi, göz sağlığına faydalı olabilir.
  3. Fiziksel aktivite yapın: Düzenli fiziksel aktivite, kan dolaşımını artırarak gözlerdeki oksijen ve besin alımını artırabilir. Bu da göz sağlığı için faydalıdır.
  4. Güneş gözlüğü kullanın: UV ışınları, gözlerdeki hücrelerin hasar görmesine neden olabilir. Güneş gözlükleri, gözlerinizi UV ışınlarından koruyarak sarı nokta hastalığından korunmanıza yardımcı olabilir.
  5. Düzenli göz muayeneleri yaptırın: Düzenli göz muayeneleri, erken teşhis ve tedavi için oldukça önemlidir. Göz doktorunuz, sarı nokta hastalığının erken belirtilerini tespit edebilir ve uygun tedaviyi önerebilir.
  6. Stresten kaçının: Stres, vücudun bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir ve bu durum, sarı nokta hastalığının gelişmesine katkıda bulunabilir. Stresi azaltmak için yoga, meditasyon veya derin nefes egzersizleri gibi aktiviteleri deneyebilirsiniz.
  7. Kan şekerinizi kontrol altında tutun: Yüksek kan şekeri, gözlerdeki kan damarlarının hasar görmesine neden olabilir. Bu nedenle, diyabet hastalarının kan şekerlerini düzenli olarak kontrol etmeleri ve uygun tedaviyi alması önemlidir.

Sağlıklı bir diyet, fiziksel aktivite, sigara içmeme, UV ışınlarından korunma, düzenli göz muayeneleri, stresten kaçınma ve kan şekeri kontrolü gibi önlemlerle birlikte, sarı nokta hastalığından korunmanın mümkün olduğu düşünülmektedir.

Ancak, korunma tedbirleri, hastalığın kesin bir önlenmesini garanti etmez ancak hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir veya hastalığın başlamasını önleyebilir. Bu nedenle, özellikle risk faktörlerine sahip kişilerin düzenli göz muayeneleri yaptırarak, erken teşhis ve uygun tedavi için göz doktorlarıyla iletişim halinde olmaları önemlidir.

Tedavi seçeneği olmayan ileri evre sarı nokta hastası eğer katarakt ameliyatı olmadıysa teleskopik mercek ameliyatı görmesini artıran bir tedavi yöntemi olabilir. Yeni nesil göz içi teleskopik lensler sayesinde görme merkezinde oluşan görüntüyü yaklaşık x3 kat büyüterek daha geniş bir alanda görüntü oluşmasını sağlar. Bu sayede hastanın merkezde var olan kör noktası daha küçük bir alan kaplamış olur. Hasta göremediği ayrıntıları, büyümüş görüntü sayesinde kör noktanın etrafından görebilir hale gelir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sarı nokta hastalığının (YBMD) erken ve ileri evre belirtileri nelerdir?

Sarı nokta hastalığının erken evrelerinde genellikle belirgin bir semptom görülmeyebilir veya sadece hafif bulanıklık, renklerin soluklaşması gibi fark edilmesi zor değişiklikler olabilir. Bazı hastalar düz çizgileri hafif eğri veya dalgalı görmeye başlayabilirler (metamorfopsi). İlerleyen evrelerde ise merkezi görmede daha ciddi bir azalma, bakılan yerin ortasında karanlık veya bulanık bir leke (skotom) fark etme, okuma, yüzleri tanıma veya detaylı işler yapmada belirgin zorluklar ortaya çıkar. Bu belirtiler özellikle tek gözle bakıldığında daha net anlaşılabilir ve vakit kaybetmeden bir göz doktoruna başvurmak erken müdahale için kritik önem taşır.

Sarı nokta hastalığının kuru tip ve yaş tip olmak üzere farklı türleri var mıdır? Varsa aralarındaki temel farklar nelerdir?

Evet, sarı nokta hastalığının başlıca iki ana tipi bulunmaktadır: kuru tip (atrofik) ve yaş tip (eksüdatif veya neovasküler). Kuru tip, tüm vakaların yaklaşık %80-90’ını oluşturur ve genellikle daha yavaş ilerler. Bu tipte, makulada drusen adı verilen sarı renkli birikintiler oluşur ve zamanla ışığa duyarlı hücrelerde incelme ve kayıp gözlenir. Yaş tip ise daha az görülmesine rağmen, genellikle daha hızlı ilerleyerek daha ciddi ve ani görme kaybına neden olabilir. Yaş tipte, retinanın altında anormal yeni kan damarları (koroidal neovaskülarizasyon) gelişir ve bu damarlardan sıvı veya kan sızarak makulaya zarar verir.

Sarı nokta hastalığının gelişiminde genetik faktörlerin rolü nedir? Ailede bu hastalık varsa bireyin riski artar mı?

Genetik faktörler sarı nokta hastalığının gelişiminde önemli bir etkiye sahiptir. Yapılan bilimsel araştırmalar, özellikle kompleman sistemini düzenleyen genler (örneğin CFH geni) ve ARMS2/HTRA1 gibi belirli genlerdeki varyasyonların hastalığa yakalanma riskini artırdığını göstermiştir. Dolayısıyla, ailede birinci derece akrabalarında (anne, baba, kardeş gibi) sarı nokta hastalığı öyküsü bulunan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski, ailesinde bu hastalık bulunmayanlara göre anlamlı derecede daha yüksektir. Ancak genetik yatkınlık tek başına hastalığın kesin olarak ortaya çıkacağı anlamına gelmez; sigara kullanımı, beslenme alışkanlıkları ve ultraviyole ışığa maruziyet gibi çevresel faktörler de genetik riskle etkileşerek hastalığın gelişimini etkileyebilir.

Günümüzde sarı nokta hastalığının (YBMD) teşhisinde hangi yöntemler ve testler kullanılmaktadır?

Sarı nokta hastalığının teşhisi genellikle kapsamlı bir göz muayenesi ile başlar. Göz doktoru öncelikle hastanın tıbbi öyküsünü alır ve görme keskinliğini ölçer. Ardından, Amsler grid testi adı verilen, merkezi görmedeki bozulmaları (çizgilerde eğrilme, bulanık veya eksik alanlar) tespit etmeye yarayan basit bir test uygulanabilir. Göz bebeği damla ile genişletildikten sonra, biyomikroskopik muayene ile göz dibi ve makula detaylı olarak incelenir. Kesin tanı ve hastalığın tipini (kuru/yaş) belirlemek, ayrıca tedaviye yanıtı takip etmek için optik koherens tomografi (OKT) ve fundus floresein anjiyografisi (FFA) gibi ileri görüntüleme yöntemleri kullanılır.

Sarı nokta hastalığı tamamen körlüğe yol açar mı? Hastalığın ilerlemesi durdurulabilir veya yavaşlatılabilir mi?

Sarı nokta hastalığı genellikle merkezi görmeyi etkilediği için tam anlamıyla körlüğe (ışık hissiyatının tamamen kaybolması) yol açmaz; hastalar genellikle çevresel (periferik) görmelerini korurlar. Ancak, hastalığın ileri evrelerinde merkezi görme ciddi şekilde azalabilir, bu da okuma, araba kullanma, yüz tanıma gibi günlük aktiviteleri önemli ölçüde zorlaştırarak yasal körlük sınırına ulaşılmasına neden olabilir. Güncel tedavi yöntemleri, özellikle yaş tip YBMD için uygulanan anti-VEGF enjeksiyonları, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmada veya durdurmada oldukça başarılıdır. Kuru tip için ise belirli vitamin takviyeleri ve yaşam tarzı değişiklikleri ilerlemeyi yavaşlatmaya yardımcı olabilir. Erken teşhis ve düzenli takip, görme kaybını en aza indirmek için kritik öneme sahiptir.

Konu hakkında detaylı bilgi almak için “Sarı Nokta Hastalığında Gelişme: Yeni Nesil Göz İçi Teleskopik Lensler” yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kaynakça: Evans, J. R., & Lawrenson, J. G. (2017). Antioxidant vitamin and mineral supplements for preventing age‐related macular degeneration. Cochrane Database of Systematic Reviews, (7).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button