Göz içi iğne tedavisi İzmir son 10-15 yıldır giderek artarak uygulanan bir tedavidir.

Her ne kadar hastalara ürkütücü gelse de aslında basit bir uygulamadır. Özellikle sarı nokta hastalığının kanamalı tipinde, şekere bağlı görme kaybında, gözdeki damar tıkanıklıkları ve kanamalarda yaygın olarak kullanılır.

İşlemden önce göz antiseptik suyla temizlenir. Ağrı duyulmaması için anestezik madde damlatılır. Kullanılan iğne son derece incedir. gözün renkli kısmının biraz dışından sklera denilen beyaz kısmından enjeksiyon yapılır. Birkaç saniyelik bir işlemdir. Uygulama sırasında hasta çok hafif bir batma hissedebilir.

İğneden sonra göze antibiyotik damlalar düzenli olarak damlatılır. Birkaç gün göz, mikrop kapmasın diye kapatılır.Göz içi iğne uygulaması basit bir işlem olsa da bir cerrahi müdahaledir. Ameliyathane koşullarında antisepsiye dikkat edilerek uygulanmalıdır. İşlem sırasında ve sonrasında mikrop kapmamasına özen gösterilmelidir.

İşlem Süresi5 dakika
RisklerEnfeksiyon
Yan Etkileriyok
Kimler OlabilirYaşa bağlı Makula dejenerasyonuna bağlı kanama (yaş tip)
İşe Dönüş Zamanı3 gün
tansu erakgün izmir göz doktoru

Prof. Dr. Tansu Erakgün
Retina Hastalıkları ve Vitreoretinal Cerrahi Uzmanı

20 Mart 1968’de İzmir’de doğan Prof. Dr. Tansu Erakgün, orta öğrenimini Saint Joseph Koleji’nde ve Lise öğrenimini Karşıyaka Gazi Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1986 yılında girdiği Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1992 yılında mezun oldu. Aynı yıl Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Hastalıkları  Anabilim Dalı’nda asistanlık eğitimine başladı. 1997 yılında uzman...

Hakkımda Videolar Yayınlar

Göz içi İğne nedir? Neden yapılır?

Retina tedavisinde güncel tedavi yöntemleri arasında göz içine enjeksiyonlar yani iğne tedavileri yer almaktadır.

Gözün yüzeyine damlatılan damlalar, sürülen merhemler maalesef gözün arka tabakalarına etkili olamamakta sadece gözün yüzeysel tabakalarında etkili olmaktadır.

Retina tabakaları dediğimiz gözün arkadaki yer alan tabakasına etkili bir tedavi yapabilmek için ya vücuda damardan çok yoğun ağır ilaçlar vermek gerekmekte veya göz iç boşluğuna vitreus boşluğu denilen boşluğa çok küçük iğnelerle çok küçük hacimlerde ilaçlar enjekte edilmektedir.

Bu enjekte edilen ilaçlarda son yılların oldukça güçlü ve gerçekten tedavi edici yönü etkili olan ilaçlardır. Ve özellikle bu enjeksiyon tedavileri; şeker hastalığında, sarı nokta hastalığında ve damar tıkanıklıklarında önerilmektedir.

Sarı nokta hastalıkları dediğimiz, yaşlı bireylerde gördüğümüz görme merkezindeki kanamalı lezyonlar bu enjeksiyonlar yardımıyla kurutulabilmekte ve hastalarımızın görmesi korunabilmektedir.

Şeker hastalığında gene görme merkezinde ödem ve kanamalar ortaya çıkabilmektedir. Bu enjeksiyonlar şeker hastalığında da ortaya çıkacak damarlardaki sızıntıyı ortadan kaldırmakta kanamalarında hızlıca gerilemesinde yardımcı olmaktadır.

Damar tıkanıklığında da tıkanan bölgede gene görme merkezinde ödem ve fonksiyon kaybı gelişmekte, enjeksiyonlar bu hastalara da önerilmektedir.

Bundan başka pek çok endikasyonları da bulunan intravitreal enjeksiyonlar için en çok kullanılan ilaçlar, kortiko steroidler ve anti masküler endoteliyal büyüme faktörü dediğimiz ajanlardır.

Bunlar damar stabilitesini arttırmakta ve damar yapılarının iyileşmesini hızlandırmaktadır. Ancak bu ilaçların tekrar edilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.

Hastalarımızın ayda bir veya hekiminizin önerisine göre 2 ayda 1 olmak kaydı ile bu enjeksiyonlarını alması gerekmektedir. Eğer bu enjeksiyonlara ara verilir ise hastalığın tekrar ortaya çıktığı, gözde bozulmanın tekrar ortaya çıktığı gözlenmektedir.

7/24 WhatsApp İçin Tıklayın!
7/24 WhatsApp İçin Tıklayın!

    *En iyi şekilde geri dönüş yapabilmemiz için tüm alanları doldurmanızı öneririz.

    Bu esnada şekerin düzeltilmesi, vücut tansiyonunun dengelenmesi ve varsa diğer tedavilerin de tedavi şemasına eklenmesi hastalıkların kontrol altına alınması kolaylaşabilmektedir.

    Özellikle enjeksiyonlardan sonra muhakkak hekiminizle iletişim içinde olmanız gerekmektedir. Çünkü bizim en çok çekindiğimiz ilk 3-5 gün içinde çıkma olasılığı olan enfeksiyonlardır.

    Enjeksiyonlar ameliyathane ortamında steril şartlarda yapılmaktadır. Ve steril örtüler altında dikkatli bir şekilde hekiminiz tarafından uygulanmaktadır. Ama buna rağmen gözün yüzeyinde yerleşmiş olan mikroorganizmalar gözün içine iğne yardımıyla taşınma riskine sahiptir.

    Bundan dolayı enfeksiyon riskine karşı sizlere hekiminiz tarafından  enjeksiyon sonrasında muhakkak bazı göz damlaları verilecektir. Bunları kullanmanız istenecektir.

    Eğer gözde bir şikayetiniz ortaya çıkarsa özellikle çapaklanma, ağrı, çok ciddi oranda ağrı, gözde bulanma gibi yakınmalar ortaya çıkarsa hekiminizle irtibata geçmeniz çok önemlidir. Bu konuda özellikle dikkatli olmalarını öneriyoruz.

    Göz İçi İğne Enjeksiyonu Nasıl Yapılır ve Güvenli midir?

    Göz içi enjeksiyonları genellikle güvenli bir yöntemdir ve komplikasyonlar nadir görülür. Ancak, herhangi bir yöntem gibi göz içi enjeksiyonları da bazı riskler taşır. Örneğin, göz içi enjeksiyonları sırasında göz içine bakteri girmesi gibi bir risk olabilir. Ayrıca, göz içi enjeksiyonları sırasında göz içinde bulunan bir damla veya tüp kırılma riski olabilir. Bu riskler nadir görülür ve genellikle doktorlar tarafından dikkatlice yönetilir. Göz içi enjeksiyonları genellikle göz içinde bulunan bir tüp veya damla şeklinde yapılır ve bu yöntem, göz içinde bulunan ilaçların daha etkili bir şekilde uygulanmasını sağlar.

    Detaylı bilgi ve randevu için iletişime geçin!

    Sıkça sorulan sorular

    Göz içi iğne tedavisi, retina hastalıklarında ilacın doğrudan göz içine verilmesini sağlayan bir yöntemdir. En sık yaş tip sarı nokta hastalığı, diyabetik makula ödemi ve retina damar tıkanıklıklarında uygulanır.
    İşlem öncesinde göze damla ile lokal anestezi uygulanır ve göz steril koşullarda hazırlanır. Enjeksiyon kısa sürede tamamlanır. Hastaların çoğu ağrı yerine hafif basınç veya dokunma hissi tarif eder.
    Göz içi enjeksiyon işlemi genellikle birkaç dakika içinde tamamlanır. Hazırlık ve kısa gözlem süresiyle birlikte hasta aynı gün evine dönebilir ve doktorun önerdiği takip planına uyması gerekir.
    Enjeksiyon sayısı hastalığın türüne, tedaviye verilen yanıta ve retina muayenesi bulgularına göre değişir. Bazı hastalarda tek uygulama yeterli olurken, birçok hastada düzenli aralıklarla tekrar gerekebilir.
    İşlem sonrasında gözü ovuşturmamak, hijyen kurallarına dikkat etmek, doktorun önerdiği damlaları düzenli kullanmak ve kontrol muayenelerini aksatmamak iyileşme sürecini desteklemeye yardımcı olur.
    Enjeksiyon sonrasında hafif batma, kızarıklık veya gözde yabancı cisim hissi görülebilir. Şiddetli ağrı, ani görme kaybı veya yoğun kızarıklık gelişmesi durumunda acilen göz doktoruna başvurulmalıdır.
    Enfeksiyon riski oldukça düşüktür ancak tamamen ortadan kaldırılamaz. İşlemin steril koşullarda yapılması ve işlem sonrası önerilere uyulması bu riskin en aza indirilmesine yardımcı olur.
    Görme düzelmesi hastalığın türüne ve tedaviye verilen yanıta göre değişebilir. Bazı hastalarda ilk enjeksiyonlardan sonra iyileşme görülürken, bazı hastalarda daha uzun süreli tedavi gerekebilir.
    Göz içi enjeksiyonlar hastalığı kontrol altına almayı hedefler ancak bazı retina hastalıklarında tedavinin belirli aralıklarla tekrarlanması gerekebilir. Tedavi planı tamamen hastaya özel hazırlanır.
    İşlem sonrasında şiddetli göz ağrısı, ani görme kaybı, yoğun kızarıklık, iltihaplı akıntı veya ışık hassasiyetinde belirgin artış gelişirse vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.
    Kaynakça:

    https://assileye.com/procedures/intraocular-injections

    Shields, J. A., Shields, C. L., Ehya, H., Eagle Jr, R. C., & Patrick De Potter, M. D. (1993). Fine-needle aspiration biopsy of suspected intraocular tumors: the 1992 Urwick lecture. Ophthalmology, 100(11), 1677-1684.