
Katarakt, göz merceğinin yapısal bozulması ve saydamlığını yitirmesi sonucu oluşur. En yaygın nedeni yaşlanma olmakla birlikte, birçok çevresel ve genetik faktör de rol oynar.
Uzun süreli ultraviyole ışın maruziyeti, mercek proteinlerinin bozulmasına neden olarak katarakt gelişimini hızlandırır.
Travmalar, göz ameliyatları ve kronik hastalıklar, kataraktın erken yaşta oluşmasına yol açabilir. Diyabet özellikle risk faktörleri arasında öne çıkar.
Bazı ilaçlar, özellikle uzun süreli kortizon kullanımı, mercek yapısında geri dönüşü olmayan bulanıklıklara neden olabilir.
Katarakt Neden Oluşur? Yaygın Nedenleri Nelerdir?
Katarakt, genellikle yaşla birlikte ortaya çıkan ve ilerleyen bir hastalıktır. Çeşitli faktörler katarakt oluşumunu hızlandırabilir. Bunlar arasında: sigara içmek, aşırı UV ışığına maruz kalmak, tümör tedavisi sonrası oluşan radyasyon, diyabet, ilaç kullanımı veya göz hastalıkları gibi nedenler bulunabileceği gibi hastalığın nedeni bazı durumlarda saptanamayabilir. Kataraktın engellenmesi için, göz sağlığını koruma önlemleri alınması önemlidir.
Yaşlılık, kataraktın yaygın olarak bilinen nedenlerinin başında gelmektedir. Yaşlandıkça, göz lensinin dokusu değişir ve bu değişim görüntüyü netleştirmenin zorlaşmasına neden olur. Bu bulanma, görüntünün bulanmasına ya da bozulmasına yol açabilir. Ayrıca, yaşlılık sırasında oluşan diğer değişiklikler de katarakt oluşumunu hızlandırabilir. Diyabet, ileri yaşlarda sıkça görülen bir hastalık olması sebebiyle ilerleyen yaşlarda bireylerde katarakt sorununun yaygın nedenlerinden biri olarak bilinmektedir. Katarakt, özellikle çeşitli sağlık sorunlarının sonucu olarak ortaya çıkabildiği için genel sağlık durumuna dikkat etmek önlem olarak oldukça yerinde bir davranış alışkanlığı olacaktır.
Kataraktın oluşumu birçok faktör tarafından etkilenebilir ve bunlar arasında genetik faktörler de bulunmaktadır. Araştırmalar, kataraktın oluşumunda genetik faktörlerin önemli bir rol oynayabileceğini göstermiştir. Bazı insanlar, katarakt oluşumu için genetik olarak daha yatkın olabilecek genetik faktörlere sahip olabilir ve bu nedenle daha erken yaşlarda katarakt oluşma riski daha yüksek olabilir aynı zamanda, kataraktın neden olduğu bulanma oranı da genetik faktörlere göre farklılık gösterebilir. Katarakt oluşumunda genetik faktörlerin etkisi önemlidir ve bu faktörlere sahip olan insanlar, katarakt oluşma riskini azaltmak için daha fazla göz sağlığını koruma önlemi almalıdırlar. Özellikle genetik yatkınlığa sahip bireylerin düzenli kontroller yaptırması önemlidir.
Katarakt Oluşumundan Nasıl Korunulabilir?
C vitamini, kataraktın oluşumunu önleme potansiyeli olan bir antioxidan olarak kabul edilir. Antioxidanlar, vücutta oluşan zararlı serbest etkenleri yok etmek için önemlidir ve bu zararlı moleküllerin göz lensinde oluşan hasarları önleme potansiyeline sahiptir. Araştırmalar, C vitamini alımının katarakt oluşumunun yavaşlamasına veya önlenmesine yardımcı olabileceğini göstermiştir. Genel olarak bakıldığında tek başına C vitamini alımının kataraktı tamamen önleme potansiyeli olmayabilir ve diğer faktörlerin rolü de vardır.
Eğer kataraktın belirtileri fark edilirse, cerrahi olarak çıkarılması gerekmektedir. Cerrahi, kataraktın tamamının çıkarılması ve yerine görüşü düzeltmek için lens implantı yapılmasıdır. Bu cerrahi, günümüzde rutin ve güvenli bir prosedürdür ve hastalar genellikle görmelerini hemen iyileştirir. Göz sağlığının korunmasına yönelik kazanılacak düzenli alışkanlıklar bu hastalığın ortaya çıkmasını önlemek ve tedavisini kolaylaştırmak açısından önemli noktalardan birisidir.
Katarakttan korunabilmek adına alınabilecek pratik önlemlerden birisi de uygun gözlük kullanımıdır. Kataraktın oluşumunu önlemek için gözlüklerin doğru şekilde kullanılması önemlidir. UV ışığı, göz lensinde hasar oluşturabileceğinden, kataraktın oluşumunu hızlandırabilir. UV koruyucu gözlükler, göz lensinde UV ışığından kaynaklanan hasarı önlemek için tasarlanmıştır ve bu nedenle katarakttan korunmak için kullanılması önerilir.
Gözlükler sürekli olarak güneş ışığında bulunan ortamlarda kullanılmalıdır ve göz lensi tam olarak koruyacak şekilde takılmalıdır. Açık renkli gözlükler, gözleri daha fazla güneş ışığına maruz bırakabilir. Bu nedenle, koyu renkli gözlükler, daha iyi UV koruma sunabilir ve bu nedenle katarakttan korunmak için daha uygun bir seçimdir. Tüm bunlar bilinen korunma yöntemleri olsa da nitelikli ve planlı tedavi için uzman doktorlara başvurulması gerekmektedir.
Sıkça sorulan sorular
Katarakt neden olur ve en sık hangi faktörler katarakt gelişimine yol açar?
Katarakt, göz merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle oluşur. İleri yaş, diyabet, uzun süreli kortizon kullanımı, göz travmaları, sigara, yoğun güneş ışığı ve genetik yatkınlık riski artırabilir.
Katarakt belirtileri nelerdir ve erken dönemde nasıl fark edilebilir?
Bulanık görme, gece görüşünde azalma, ışık hassasiyeti, renklerin soluk algılanması, çift görme ve sık gözlük numarası değişikliği kataraktın erken belirtileri arasında yer alabilir.
Katarakt nasıl engellenebilir ve riski azaltmak için hangi önlemler alınmalıdır?
Katarakt tamamen önlenemese de UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, sigarayı bırakmak, diyabeti kontrol altında tutmak, dengeli beslenmek ve düzenli göz muayenesi yaptırmak riski azaltabilir.
Katarakt genç yaşta da görülebilir mi ve hangi durumlarda ortaya çıkabilir?
Evet. Göz travmaları, doğumsal hastalıklar, bazı metabolik rahatsızlıklar, uzun süreli kortizon kullanımı ve genetik faktörler nedeniyle katarakt genç yaşlarda da gelişebilir.
Katarakt tanısı için hangi testler ve göz muayeneleri uygulanır?
Tanıda görme keskinliği testi, biyomikroskopik göz muayenesi, göz bebeği büyütülerek yapılan retina değerlendirmesi ve gerektiğinde ek göz ölçümleri kullanılarak kataraktın derecesi belirlenir.
Katarakt tedavisinde ameliyat ne zaman gerekli olur?
Katarakt, görme kalitesini günlük yaşamı etkileyecek düzeyde bozduğunda cerrahi tedavi değerlendirilir. Ameliyat sırasında bulanıklaşan doğal mercek çıkarılarak yerine yapay göz içi lens yerleştirilir.
Katarakt tedavi edilmezse hangi komplikasyonlar gelişebilir?
İlerleyen katarakt ciddi görme kaybına, günlük yaşam aktivitelerinde zorlanmaya ve nadiren göz içi basıncında artış gibi ek göz sorunlarına neden olabilir. Erken değerlendirme görme kalitesinin korunmasına yardımcı olur.
Katarakt oluşumunu yavaşlatmak için beslenme alışkanlıkları etkili olabilir mi?
Antioksidan yönünden zengin sebze ve meyveler, yeterli vitamin alımı ve sağlıklı beslenme göz sağlığını destekleyebilir. Ancak bu önlemler oluşmuş kataraktı ortadan kaldırmaz ve tedavinin yerine geçmez.
Katarakt ameliyatı sonrasında yeniden katarakt oluşur mu?
Doğal mercek çıkarıldığı için aynı gözde tekrar katarakt oluşmaz. Ancak zamanla merceğin arka kapsülünde bulanıklaşma gelişebilir ve bu durum lazer uygulamasıyla kısa sürede tedavi edilebilir.
Katarakt belirtileri görüldüğünde hangi uzmana başvurulmalıdır?
Bulanık görme, gece görüşünde azalma, ışık saçılması veya görme kalitesinde belirgin düşüş yaşayan kişilerin ayrıntılı değerlendirme ve uygun tedavi planı için göz hastalıkları uzmanına başvurması önerilir.
Kaynakça: Foster, A. (1999). Cataract-a global perspective: Output outcome and outlay. Eye, 13(3), 449-453.

Prof. Dr. Tansu Erakgün, retina hastalıkları ve vitreoretinal cerrahi alanında 30 yıla yakın deneyime sahip bir göz hastalıkları profesörüdür. İzmir’deki Özel Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nde retina dekolmanı, diyabetik retinopati, makula hastalıkları ve katarakt cerrahisi gibi ileri düzey tedaviler uygulamaktadır.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Prof. Dr. Erakgün, aynı kurumda göz hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra akademik kariyerinde hızla yükselerek 2004’te doçent, 2010’da profesör unvanını almıştır. Antwerp, Frankfurt ve Duisburg’daki ileri retina cerrahisi merkezlerinde eğitimler alarak uluslararası düzeyde deneyim kazanmıştır.
Prof. Dr. Erakgün, dünya literatürüne giren “Erakgun Spatula Knife” ve “Erakgun Snare” adlı cerrahi aletlerin tasarımcısıdır. Bu yenilikçi cihazlar, vitreoretinal cerrahinin global gelişiminde önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bugüne kadar 15.000’in üzerinde cerrahi operasyon gerçekleştiren Prof. Dr. Erakgün, bilimsel çalışmaları ve klinik başarılarıyla Türkiye’de ve dünyada oftalmoloji alanında saygın bir otorite olarak kabul edilmektedir.
Aktif üyesi olduğu kuruluşlar arasında Türk Oftalmoloji Derneği, European Vitreoretinal Society (EVRS) ve American Academy of Ophthalmology (AAO) bulunmaktadır.
