
Sarı nokta hastalığında sigara kullanımı, hastalığın ilerlemesini hızlandıran en önemli çevresel risk faktörlerinden biridir. Sigaranın içerdiği toksinler retina hücrelerine zarar verir ve makula bölgesindeki kan dolaşımını olumsuz etkileyerek görme kaybını artırır.
Sigara, makula dejenerasyonunun hem kuru hem de yaş tiplerinde oksidatif stres düzeyini artırır. Bu durum retina pigment epitelinin yapısını bozar ve fotoreseptör hücrelerinin erken ölmesine yol açar. Hastalarda merkezi görme alanında bozulma riski belirgin şekilde artar.
Uzun süreli sigara kullanımı, göz damarlarında daralma ve kan akışında azalma ile sonuçlanır. Bu durum, yaş tip sarı nokta hastalığında anormal damar oluşumunu tetikler ve retina altında sıvı birikmesine neden olabilir. Sonuç olarak, ani görme kayıpları görülebilir.
Sigara bırakmak, sarı nokta hastalığının ilerleyişini yavaşlatmada en etkili önleyici adımdır. Erken dönemde sigarayı bırakmak, retina hücrelerinde onarım kapasitesini artırır ve tedaviye verilen yanıtı iyileştirir. Düzenli göz muayeneleri ile süreç yakından takip edilmelidir.
Sarı Nokta Hastalığını Etkileyen Diğer Faktörler Nelerdir?

Sarı nokta hastalığı, yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan bir göz hastalığıdır. Bu hastalık, sarı noktanın (makula) ortasındaki retina hücrelerinin ölmesi veya hasar görmesiyle oluşur ve görme kaybına neden olabilir. Sarı nokta hastalığının oluşumuna etki eden faktörler arasında genetik yatkınlık, yaşlılık, beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı faktörleri ve bazı tıbbi durumlar yer alır.
- Genetik Yatkınlık:
Sarı nokta hastalığının gelişiminde genetik faktörlerin rolü olduğu düşünülmektedir. Bazı genler, bu hastalığın oluşma riskini artırabilir. Özellikle, ailede sarı nokta hastalığı olan bireylerde hastalık daha sık görülmektedir.
- Yaşlılık:
Sarı nokta hastalığı genellikle 50 yaşından sonra görülmeye başlar ve yaşlandıkça hastalık riski artar. Bu nedenle, yaşlı bireylerde sarı nokta hastalığı daha sık görülür.
- Beslenme Alışkanlıkları:
Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının olmaması, sarı nokta hastalığı riskini artırabilir. Özellikle, antioksidanlar, omega-3 yağ asitleri ve çinko gibi besin maddelerinin yeterli miktarda alınması, sarı nokta hastalığı riskini azaltabilir. Buna karşılık, yüksek yağlı ve yüksek kalorili besinlerin tüketimi hastalık riskini artırabilir.
- Yaşam Tarzı Faktörleri:
Düzenli egzersiz yapmamak, obezite ve yüksek tansiyon gibi yaşam tarzı faktörleri de sarı nokta hastalığı riskini artırabilir.
- Tıbbi Durumlar:
Yüksek tansiyon, kalp hastalığı, diyabet ve yüksek kolesterol gibi tıbbi durumlar, sarı nokta hastalığı riskini artırabilir. Ayrıca, bazı ilaçlar, özellikle kortikosteroidler gibi bazı ilaçlar, sarı nokta hastalığına neden olabilir veya hastalığın ilerlemesini hızlandırabilir.
Tüm bunları özetlemek gerekir ise, sarı nokta hastalığına etki eden faktörler arasında sigara kullanımı ile birlikte, genetik yatkınlık, yaşlılık, beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı faktörleri ve bazı tıbbi durumların yer aldığı söylenebilir. Bu faktörlerin bilinmesi, hastalığın önlenmesi veya bu faktörlerin bilinmesi, hastalığın önlenmesi veya ilerlemesinin yavaşlatılması için alınabilecek önlemlerin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Bu nedenle, sarı nokta hastalığından korunmak için sağlıklı beslenme alışkanlıkları, sigara kullanmama, düzenli egzersiz yapma, düzenli göz muayeneleri ve tıbbi durumların kontrol altında tutulması gibi önlemler alınması önerilir.
Sarı Nokta Hastalığı Nedir?
Sarı nokta hastalığı, genellikle 50 yaş üstü insanlarda görülen bir hastalıktır. Erken evrelerinde, hastalık herhangi bir semptom göstermeyebilir ve genellikle bir gözde meydana gelir. Ancak hastalık ilerledikçe, merkezi görüşü etkileyebilir ve yavaş yavaş görme kaybına yol açabilir. Sigara kullanımının bu hastalık üzerinde ciddi bir etkili olduğu gözlemlenmiştir.
Sarı nokta hastalığının iki ana tipi vardır:
- Kuru sarı nokta hastalığı: En sık görülen tip olup, makulada zamanla meydana gelen hücre dejenerasyonu sonucu ortaya çıkar. Yavaş ilerleyen bir hastalık olup, merkezi görüşte bulanıklık, renklerde soluklaşma ve küçük nesneleri görmede zorluk gibi belirtilere neden olabilir.
- Islak sarı nokta hastalığı: Daha nadir görülür ancak daha hızlı bir şekilde ilerleyebilir. Islak sarı nokta hastalığında, makula bölgesinde yeni kan damarları oluşur ve bu damarlar sıvı ve kan birikmesine yol açarak makula bölgesinde hasara neden olur. Bu durum hızlı görme kaybına ve merkezi görüşte kalıcı hasara neden olabilir.
Sarı nokta hastalığının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, yaşlanma, genetik faktörler, sigara kullanımı, obezite, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yetersiz beslenme gibi risk faktörleri bulunmaktadır. Sarı nokta hastalığının erken evrelerinde tanı konulması önemlidir çünkü erken tedavi, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir veya durdurabilir.
Tedavi seçeneği olmayan ileri evre sarı nokta hastası eğer katarakt ameliyatı olmadıysa teleskopik mercek ameliyatı görmesini artıran bir tedavi yöntemi olabilir. Yeni nesil göz içi teleskopik lensler sayesinde görme merkezinde oluşan görüntüyü yaklaşık x3 kat büyüterek daha geniş bir alanda görüntü oluşmasını sağlar. Bu sayede hastanın merkezde var olan kör noktası daha küçük bir alan kaplamış olur. Hasta göremediği ayrıntıları, büyümüş görüntü sayesinde kör noktanın etrafından görebilir hale gelir.
Konu hakkında detaylı bilgi almak için “Sarı Nokta Hastalığında Gelişme: Yeni Nesil Göz İçi Teleskopik Lensler” yazımızı inceleyebilirsiniz.
Kaynakça: Quillen, D. A. (1999). Common causes of vision loss in elderly patients. American family physician, 60(1), 99-108.

Prof. Dr. Tansu Erakgün, retina hastalıkları ve vitreoretinal cerrahi alanında 30 yıla yakın deneyime sahip bir göz hastalıkları profesörüdür. İzmir’deki Özel Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nde retina dekolmanı, diyabetik retinopati, makula hastalıkları ve katarakt cerrahisi gibi ileri düzey tedaviler uygulamaktadır.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Prof. Dr. Erakgün, aynı kurumda göz hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra akademik kariyerinde hızla yükselerek 2004’te doçent, 2010’da profesör unvanını almıştır. Antwerp, Frankfurt ve Duisburg’daki ileri retina cerrahisi merkezlerinde eğitimler alarak uluslararası düzeyde deneyim kazanmıştır.
Prof. Dr. Erakgün, dünya literatürüne giren “Erakgun Spatula Knife” ve “Erakgun Snare” adlı cerrahi aletlerin tasarımcısıdır. Bu yenilikçi cihazlar, vitreoretinal cerrahinin global gelişiminde önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bugüne kadar 15.000’in üzerinde cerrahi operasyon gerçekleştiren Prof. Dr. Erakgün, bilimsel çalışmaları ve klinik başarılarıyla Türkiye’de ve dünyada oftalmoloji alanında saygın bir otorite olarak kabul edilmektedir.
Aktif üyesi olduğu kuruluşlar arasında Türk Oftalmoloji Derneği, European Vitreoretinal Society (EVRS) ve American Academy of Ophthalmology (AAO) bulunmaktadır.
